31 Aralık 2013 Salı

2013 giderken...

2013'e girişim Çin'de olmuştu.
İlk defa farklı bir ülkede her milletten arkadaşlarımla okulun ayarladığı bir partiyle girmiştim.
2013'e kadar her yıla hep uyuyarak giren ben Çin'de yaşamanın verdiği farklılıkla 2013'ü kutlayarak girmiştim.
Çokta eğlenmiştim. Oturduğum masadan kalkmadım lakin oynayan zıplayan arkadaşlarımı seyrederken nargilemi içerek çok mutlu olmuştum. (Çin'de bildiğiniz Türkiye'deki gibi nargile kafeler var. Ayrıca çok nargile içen biri değilim. Yılda 2 3 kez belki hatta o da bir kaç kişi ortak içtiğimde bir kaç çekimlik. Yoğun duman bile çıkaramıyorum o derece çekemiyorum bile :D Açıklamak istedimki sigara içmediğim halde nargilenin etkisi ondan daha fazla olduğundan uyaranlar oluyor hep. =) )
Aramızda hiç çinli yoktu çalışanlar haricinde. Bu daha da güzeldi aslında. :D
2013'e geri sayımı avazımız çıktığı kadar yapmıştık.
Alkol kullanmıyorum asla içmem bu yüzden sarhoşluk nedir bilmem ama mutluluk sarhoşu olmuştum o gün.
Herkes birbirine sarılıp tebrik edip birbirine hediyeler veriyordu.
Hediye olayımızda şöyle oldu aslında; Partiye 1 gün kala herkes hediyelerini aldı ve isimler yazılmadı üstüne. Organizasyonu yapan yurt başkanlarımız hediyeleri numaralandırdılar ve o gün herkes bir numara çekti.
Hediyeler harikaydı. :D Herkes komik hediyeler almıştı. :D Ben mi? Hmm... Ben ne aldım gerçekten hatırlamıyorum ama güzel bir şey aldığım kesin. Kime çıkmıştıııı ay onuda hatırlamıyorum :( Hafızam kötü bazı yerlerde :( Yaşlanıyorum sanırım. :(

2013'e girişim bu şekilde olmuştu. Ya peki 2013'te yaşadıklarım?
Temmuz ortasına kadar Çin'de yaşadığım için yarım yılımın az fazlası Çin'de geçmişti. Çin'de yaşadıklarım iyisiyle kötüsüyle beni şuanda mutlu ediyorsa unutulmaz arkadaşalarımla unutulmaz zamanlar geçirdiğimdendir.
Türkiye'ye geldikten sonra iş konusunda çok sıkıntı çektim. Çin'den döndükten sonra mide sorunum oluştu. Türk yemekleri dokunuyor artık. Yağsız tuzsuz pilava alışmış bünyem. T_T

Türkiye'ye döndükten sonra Korece çalışmaya başladım. Çince'yle birlikte şuan Korece'de öğrenmeye devam ediyorum. Korece'ye başlamayada Music Bank sonrası karar verdim aslında. Çünkü unutulmaz bir an olmuştu o gün ve içimde Korece aşkı olduğu sürece başka hiçbir dile odaklanamıyordum.

Bilen arkadaşlar vardır belki ben Çin'e gitmeye karar vermeden önce Kore'de okulumu seçmiş Kore'ye gitmek üzereydim. Son bir kaç gün içinde ani bir kararla Çin'e gitmeye karar verdim.
Çin'e gittikten 2 3 ay sonra pişman olmaya başlamıştım kiiiii kesinlikle kendi adıma en doğru kararı vermiş olduğumu anladım.
Çince'yi aklıma sokan dadlı arkadaşıma selam ve öpücüklerimi göndürüyorum (hemde kendi öpüşüyle :D )
Çin'den sonraki zamanlarımda anılarımı hatırladıkça gülüyor aşırı bir özlem duyuyorum. Çin'e mi? Aslında çok değil. Arkadaş ortamımı ve yaşadıklarımızı özlüyorum.

2013 bana ne katmıştı peki? 
Beni olgunlaştırmıştı. Kendi ayaklarımın üstünde durmamı sağlamış bana güven vermişti. Ailem olmadan başımın çaresine bakabilmeyi öğrenmiştim. Özlem nasıl yaşanır doya doya hissetmiştim. Güzel dostlarımla 1 tabaktan 10 kaşık beraber yemeyi öğrenmiştim. Kan bağım olmadığı halde bir insanın nasıl ailemden biri gibi hissettirdiğini öğrenmiştim. Ön yargıların kırılması gereken bir düşman olduğunu öğrenmiştim.
Paylaşmak kelimesi hiç bu yıl kadar değerli olmamıştı benim için. Farklı insanlar tanıyarak bir çok kötü özelliklerimi terketmiş bir çok özelliğimle de gurur duymuştum. Korkularımdan kurtulmuştum.
Başarmayı hedefleyen mücadele eden ruhumun yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını görmüş biz istersek Rabbim "ol" derse hiçbir şeyin imkansız olmayacağını görmüş ve hayallarimin doğrultusunda gidebilmemin başlangıçlarını yaşamıştım...... :)

Bu yıla dair hissettiklerimin azıcığıda olsa anlatabilmişimdir umarım.

Bu yüzden son olarak; 2013 hüzünleriyle mutluluklarıyla kendisini geride bırakırken Rabbim 2014 yılında da mutluluk, sağlık, başarı, huzur, barış, kardeşlik, birlik, beraberlik ve hayallarinizin gerçekleşmesini  nasip etsin inşaallah...
Ayrıca 1 Ocak Mekkemizin fethi kutlu olsun!

2014'ün başlarında kötü anılar yaşayabilirim hissediyorum lakin sonlarına doğru yepyeni bir ülkede yine güzel anılar yaşayacağım için 2014 çabucak geçsin! :D

Sevgi ve saygılarımla
Hep birlikte nice güzel yıllara inşaallah

25 Aralık 2013 Çarşamba

Loco - Enrique iglasias

Farklı dillerde şarkılar dinlemeyi seviyorum.
Tabiiiii özellikle de Korece, Çince, Japonca, İngilizce ( aslında zorunlu sayıldığı için bu dilide ekledim liseteye normalde en nefret ettiğim dil ama dillerinde altın anahtarı), İspanyolca ve Hintçe. :D

Zaten bu diller benim en çok öğrenmek istediğim dillerdi yıllardır.
Bir dakika ama ben Enrique'nin India Martiez'le yaptığı düet şarkı Loco'dan bahsedecektim, değil mi? hehe
Ah ben :p
Ne diyordum?
Heh, işte ben ara ara şarkılarıma ispanyolca parçalarda katıyorum lakin Enrique'nin bu şarkısını tevafuk eseri buldum. Normalde adamın zaten sesine diyeceğim yok. Allah vergisi!
Genelde hep ingilizce şarkılarını dinlerdim ama bu adama kendi dili ispanyolca da ayrı bir yakışıyor yahu!
Bu parçada bittim resmen. Kesinlikle dinleyin. Sözleride çok manidar... :)

Bu arada bu parçayı Romeo Santos adında başka bir şarkıcıylada düet yapmış ama bu India denilen hatunla daha uyumlu bir ses olmuşlar gibi geldi bana :)




[Enrique Iglesias]

Te pido de rodillas luna no te vayas a lumbre de la noche
Gecenin ışığında aya gitmemesi için dizlerimin üstünde yalvarıyorum
A ese corazón desilusionado
Kalbim kırık
A veces maltratado
Bazense kötüye kullanılmış

[India Martiz] 

No te perdonaré si me dejas solo con los sentimientos 
Eğer beni bu halde yalnız bırakırsan affetmeyeceğim
Que pasan como el viento 
Rüzgar gibi git
Lo revuelven todo 
Her şeyi canlandır
Y me vuelven loco 
Ve beni deli et

[Enrique Iglesias] 

Loco por besar tus labios 
Dudaklarını öpmek için deliriyorum
Sin que quede nada por dentro de mí diciéndotelo todo 
Sana her şeyi söylediğim için içimde hiçbir şey kalmadı

[India Martiz]

Yo 
Ben
No te perdonaré si me dejas por dentro con ese dolor 
Eğer beni bu acının içinde bırakırsan affetmeyeceğim
No te perdonaré si me vuelves loco 
Eğer delirirsem affetmeyeceğim

[Enrique Iglesias & India Martiz]


Si me vuelves loco 
Eğer delirirsem

Ay ay ay ay... 

Te pido de rodillas 
Dizlerimin üstünde yalvarıyorum
Uno y mil perdones 
Bir ve binlerce özür
Que al llegar la aurora 
Günün ağırmasıyla
No me digas adiós, no dejes ir el llanto de tantas canciones, de una luna rota 
Şarkılar yüzünden, kırılmış ay yüzünden veda etme, ağlama

Como una guitarra 
Bir gitar gibi
Por tantas promesas 
Bu kadar özür için
Que se van volando 
Uçup gitmek
Que me vuelven loco 
Beni deli ediyor

Ay ay ay ay... 

[Enrique Iglesias] 

Loco por besar tus labios 
Dudaklarını öpmek için deliriyorum
Sin que quede nada por dentro de mí diciéndotelo todo 
Sana her şeyi söylediğim için içimde hiçbir şey kalmadı

[India Martiz]

Yo 
Ben
No te perdonaré si me dejas por dentro con ese dolor 
Eğer beni bu acının içinde bırakırsan affetmeyeceğim
No te perdonaré si me vuelves loco 
Eğer delirirsem affetmeyeceğim

[Enrique Iglesias] 

Y es que estoy loco por besar tus labios 
Dudaklarını öpmek için artık bir deliyim
Sin que quede nada por dentro de mí diciéndotelo todo 
Sana her şeyi söylediğim için içimde hiçbir şey kalmadı

[India Martiz & Enrique Iglesias] 

Yo 
Ben
No te perdonaré, no te perdonaré si me dejas por dentro con ese dolor 
Eğer beni bu acının içinde bırakırsan affetmeyeceğim, affetmeyeceğim
No te perdonaré si me vuelves loco 
Eğer delirirsem affetmeyeceğim

Te pido de rodillas una no te vayas
Aya, gitmemesi için dizlerimin üstünde yalvarıyorum

Türkçe çeviri bana ait değildir.

11 Aralık 2013 Çarşamba

Ümraniye'de Smart Market Açıldı!

Benim gibi anadolu yakasında oturup canları Kore yemeği yapmayı çekipte teee Kemerburgaz'a kadar giden birileri varsa Yihhuuuuuuuuuuuu diye bağırdığına eminim. :D
Şahsen duyduğumda havalara zıpladım :D

Kore ile ilgili hemen hemen her şeyin avrupa yakasında olması çok sinirime dokunuyordu açıkçası.
Umarım yakında Korece kursları anadolu yakasında da açılır.

Herneyse burada bahsettiğim konu Kemerburgaz'daki Smart Market Ümraniye'de de açmış 2. bir şube.
Tam adresi: ıhlamurkuyu mah. safi sok. no 21 A. Ümraniye Tepeüstü
Pazartesiden Cumartesiye kadar 1'den 4' kadar açık.
Şubenin müdürü Koreyemek bloğundan tanıyacağınız Lale hanım. ^^
Tüm Koreli ve Kore severlere hayırlı olsun market. ^^

kkkkkkkk çok mutlu oldum çok :D

He bu arada Ümraniye'deki şubeden şuanda sipariş verilmiyormuş. Kemerburgaz'dan alınıyormuş.
Smart marketin siteside tıktık.

11.04.14 Ekleme: Market çarşamba günleri açık değilmiş. Çarşamba giderseniz alış veriş yapamayacaksınız yani.
Ve küçük bir not: İlk gittiğimde market tabelasını göremedim sonraki gittiğimde de keza öyle.
Yani tabela felan aramayın gittiğinizde. Camlar bile açık değil dışarıdan.
Apartman kapısı gibi bir kapı var korece yazılar yazmışlar zar zor anladık oranın market olduğunu bu yüzden dikkat edin iyice. 21A'yı bulduğunuzda korece yazı varsa kesin orası yani.

4 Aralık 2013 Çarşamba

Çin'den Cep Telefonu Görüntülerim! #2#

Cep telefonu görüntülerimin ilki için; klik klik


 Bu resmi Çin'de önemli olan bir bayram ayında çekmiştim. Bayramın adı Yuan Xiao bayramıydı. Fener bayramı gibi. Bu yüzden sokaklar hep bu fenerlerle doluydu. Yaklaşık 3 hafta sürüyor bu bayramları. İnşaalah kısmet olursa ayrı bir başlık olarak paylaşırım resimlerini. Ama fenerlerin görsel güzelliği harika ötesiydi.



Bu fotoğraflarda ben susuyorum resimler konuşuyor. :D
Lokantaları ve Çin halkının günlük yaşantılarından örnekler...
Yine bu küçük yemek dükkanlarından birinde tavuk yemiştim. :)




Bu bardakcıklar o kadar hoşuma gitmiştiki almak için sürekli niyetlenip süreklide ertelemiştim.
Sonuçmu; alamadım! Sağlık olsun. Bir dahaki sefere inşaallah. :)


Çalışma halleri ;P


Yine bir Çin sokak tarzları :D




3. seri ile devam edecek....
to be continued :P

28 Kasım 2013 Perşembe

Biraz da Meksika Havası Olsun Dedim! :P

Bir kaç gündür üşüttüğüm için yataktan çıkamıyordum. Hava soğuduğu gibi kalında giyinsem çarptı beni. Maalesef hassas bir bünyeye sahibim. T_T Mesela Çin'den döndüğümden beri mide rahatsızlığım var. Dışarıda yemek yedikten sonra eve kendimi zor atıyorum. 20 dakikalik minibüs mesafesini sırf bu rahatsızlığım yüzünden daha azaltmak için daha fazla para verip taksiye bile binmek zorunda kalıyorum. T_T Bu nasıl düzelecek bilmiyorum???

Bir kaç gün dinlenmenin ardından uzun bir süre görüşemeyeceğim 2 canım arkadaşımla bugün buluşmaya karar verdik.
Ben epeydir Meksika yemeklerini tatmak istiyordum. Hadi madem gidelimde tadalım dedik.
Kadıköy'deki My Chef adlı restoranta gittik.
My Chef bizim vazgeçilmez mekanımızdır.
Geçen yıl Amerika'ya taşınan canım arkadaşım kardeşim bidanem Nurten'imle keşfetmiştik burayı.
Farklı yerleri ve farklı tatları tatmayı her zaman severiz biz.
Farklı bir yerde kahvaltı yapalım derken Kadıköy sokaklarını dolaşıverdik ve dikkatimizi bu mekan çekti. İyikide çekti.
O zamandan sonra o mekan sık gittiğimiz bir yer olmuştu.
Canım arkadaşımla biz Kore sevgisiyle tanışmıştık. Yine böyle tanıştığımız ve sevdiğimiz arkadaşlarımızı hep bu mekana götürdük. Favorimiz genelde kahvaltısıydı. Devasa bir kahvaltı ve ne yiyeceğimizi şaşırır halde hem muhabbet edip hemde tıka basa karnımızı doyururduk burada. Sınırsız kahvaltı değildi lakin tabaklarda yok yoktu yani. Genelde reçelli ballı çikolatalı tabağa pek kimse dokunmazdı. Bilirdik ki ardından gelecek yumurtalı ekmek, sosis, salam, salata domates,sucuk fırından çıkmış sıcak ekmek yeterince patlatacaktı midemizi. :D
Daha sonralarda kimi götürdüysek her buluşmasını bu mekanda yaptı. :D
Bizim götürdüğümüz arkadaşlarda başka arkadaşlarını götürmüş onlarda başka derken bu döngüyle hit haline gelmeye başladı. (Arada My Chef'ten reklam parası almalıydık sanırsam. :D
O kadar tutulduki internette Kore fanları buluşmasına baktığımda hep bu mekan adı vardı. :D
Eeee ama biz keşfettiysek güzel yer keşfederiz. ;) )
Steek Mexican

Her neyse buraya en son yine Nurten'imle gelmiştim o Amerika'ya gitmeden evvel zamanlarda.
Sadece kahvaltı menüsü değil bir çok yemek çeşitleri var ve hepsi mükemmel.

Cajun Chicken Tabağı
İşte bu 2 dadlıcık arkidişlerimle bu mekana gittik. Menümüzü elimize aldık ve ana yemek olarak Steek Mexican ortaya da Cajun Chicken Basket söyledik. S. Mexican lezzetliydi fakat o kadar ahım şahm bir lezzet değil. Asıl bir gün Donghae'nin manyağı olduğu Tacoları denemek istiyorum. :P Cajun tabağını sevdim. Tavuklar en sevdiğim şekilde kemiksiz olarak kızartılmıştı.
 Velhasıl akşam yemeğimizi burada yedik çaylarını içtiler ve çıktık.
Mekanda Arka Sokaklar dizisindeki yaşlı başkomiserle karşılaştık.. Anladıkki ünlücüklerde gelirmiş ünlü mekanımıza. :P

 Çıktıktan sonra şirin bir dükkana girdik. Nostalji eşliğinde güzel şeyler satan bir dükkandı. Tabii benim dikkatimi yine muzır şeyler çekti. Bu nazarlıklardan alsanız hangisini alırdınız canımcıklarım? :D




Bu dükkanda nostalji şarkılar çalıyordu. Adını sanını duymadığım ama  güzel şarkılar seslendiren bir hatunun albümüydü. Dükkan kapanana dek kalmamızın sebebi şarkıları bırakıp gidemediğimizdendir şirin dükkan sahipleri. Neyseki arkadaşlarımdan beri dayanamayıp aldı albümüde kim olduğunu öğrenmiş olduk. :D Bu güzel nostalji şarkılarının sahibi Sema Moritzmiş efendim. ;)

Sonrasında arkadaşlarım metrobüse bende yine mide ağrılarıyla taksiye binerek evlerimize dönüverdik. ;)


17 Kasım 2013 Pazar

Good Doctor!

*Spoiler içerir!
Bu yıl izlediğim en iyi yapımlardan biri olmuş bu drama.
Çok hüzünlendim yer yer ağladım diyebilirim.
Komedi olarak bir Peter Pan sahnesinde bir de Park Shi On'un güldüğü, utandığı zamanlarda gülümsedim. Hem de Park Shi On sırıtışıyla. :D


yirin seni ben
Konusuna deyinirsem; Park Shi On doğuştan hastalığı olan bir doktor. Yani otistik.
Otistik dendiğinde genelde herkes acınası ve dışlayısımsı tavırlar içerisinde oluyor ne yazıkki.
Ki aslında otistik insanların zeka seviyesi normal insanlardan çok daha fazla ve duyguları o kadar yoğunki bir hayvanla bile korkusuzca yakınlaşıp arkadaş olabiliyorlar. (Tabii tüm hepsi değil)
Bu dizide de otistik bir çocuğun süper zekasını kullanarak çocuk doktoru olmasıyla kendini insanlara kabul ettirme çabası anlatılıyor.

Çünkü konuşması ve davranışları çekimser bir çocuk gibi. Ama yaptığı işlerle kendini hastanedeki herkese sevdirmeyi ve bu aşamadakileri sorunları olgun bir şekilde atlatmayı başarıp aşkı da bulan bir doktor Park Shi On.
Dahi ve sempatik doktorumuz Park songsengnimin ön yargılı insanlara karşı nasıl göğüs gerdiğini nasıl üstesinden geldiğini kesinlikle izleyin...


 Ayrıca küçük Park Shi On'unda performansını es geçmeyelim. Çok az oynadı ama duruşuyla az ağlatmadı güccük çipil velet. :D








 PSO'umuz kendisi çekti ya yeni gelen çömezlerinde ondan çekeceği var işte. :D








  Dizinin diğer oyuncularından bahsedecek olursam; bana göre hepsi çok iyiydi. Hasta bakıcıları ayrı bir renk katmıştı. Şefleri başta kötü olsada PSO'umuz sayesinde komik ve iyi bir doktor oldu. (Deniz kızı rolü harikaydı hiç değilse kkkkk) 2 başrol bayan oyuncu ise hem güzellerdi hemde bu 2 bayanı birbiiyle çekiştirmeyip dizide aşk 3 4 geni olmaması diziyi daha sevdirmelerine neden oldu ben  de.
Yanlız PSHO'ndan sonra birde yakışıklı profesörümüz varki Allah yani! Özene bezene yaratılmış sanki. :D O nasıl karizmatik bir gülüştür. :D
Başta çok kıl olsada sonradan karakterini tanımak ve tebrik etmemek elde değildi. :D
Yürü be prof kim tutar seni! :D





Bu diziye puanım 10 numara 10 yıldız!
(◕‿◕✿)




Not: Bu yazım yeni açtığım dramakolik adı altındaki blogdaki yazımdı lakin ayrı ayrı blog olmasın diye buraya aktardım. ;)





3 Kasım 2013 Pazar

Hayatım bir rüya gibi...!

Evde tek başımayım. Ailem memlekette...
Saat yarımı geçeli 8 dk oldu. Ben yavaştan tırsmaya başlarken. Kendimi slow müziklere verdim.
Özellikle Kyuhyun'dan Hope Is A Dream That Doesn't Sleep  adlı parça ninni gibi. :)
Şuan bir radyom olsa ve şarkılarımı sizlerle paylaşabilseydim keşke. Arada güzel sözlerle felan :D
Üzerimde tam bir DJ'lik havası var hayırdır inşaallah :D haha
***
Bir şarkıyla yetinip sizlerle paylaşıp hayırlı geceler dileyip gecenin korkunç ve hüzünlü sessizliğine dönüyorum. ;)



"Hayatım bir rüya gibi

Senin yanında olmak ve seni sevmek yeniden ayağa kalkmamı sağlıyor

Benim için mutluluğumuza dair anılar çok kıymetli

Zor zamanlarda bile canlı kalıyor çünkü

Umarım bu rüyam uyandığımda kaybolup gitmez"

22 Ekim 2013 Salı

Kimbap time~

             Tee Çin'den getirdiğim ve varlığını unuttuğum yosunumu bulunca gözlerimde kimbap şekilleri görünmeye başladı.
Hemen kolları sıvayıp tencereye pirinci atıp iç malzemelerini ( sarı turp,salatalık, havuç, yumurta ve dardenel) hazırladım.
İlk defa yaptım ve ilk yapışımda annemlerde ilk defa böyle bir yemek gördüğü için nasıl bir şey olacağını merak ederek seyrettiler. hehehe
Ama daha öncesinde salondaki masanın üstüne malzemeleri getirdiğimde annem "ne yapcaksın" diye sordu.Ben de "kimbap saracağım" dedim. "Sofra bezinemi saracaksın" diye tekrar sordu. Sanırım hiç görmediği için yoğurt ya da pilav yaptığında hava almaması için sarılır ya onun gibi bir şey sandı herhalde. kkkkkk Çok güldüm çooook.
Yaparken videoya çekmek için hopladı zıpladı etrafımda çektirmedim. :D
Yemez diye düşündüm ama nerdeyse 1 koca kimbapı bitirdi. :D
Ah annem bazen beni çok şaşırtıyor. Ablama da denettirdim o da beğendi. Hepsi ilk defa yedi. Başında yosundan tiksinir gibi oldular ama ısırdıkça hoşlarına gitti. hehe

              Geçen haftalarda da Körili tavuk yapmıştım. Kore'nin sevilen yemeklerinden biridir bu da adına "Kare" diyorlar onlarda. Annem onuda çok beğenmiş.haha
Bu uzak doğu sevdası annemede bulaşmış farkında değil halen.
Fox TV'deki Unutma Beni'yi seyredeceğine ona Kore Dramaları izletmeye başlayayım en iyisimi. hehehe

Herneyse işte bu da bugün löp löp yediğimiz Kimbap'ımız. ^^

나는 이것은 했습니다 ! *-* 제 엄마는 너무 좋았습니다.



***** Bu arada bu da diğer bloğum Drama Kolik.
Bu bloğumda sadece izlediğim film ve dizileri yorumlayacağım. ^^ Çok yazılacak şey var çoookk

15 Ekim 2013 Salı

Hayırlı ve lezzetli bayramlara!

 
"Unuttuklarını anımsa,
Kaybettiklerini ara,
Özlediysen git bul,
Kırdıysan af dile, 
Seviyorsan söyle, 
Çünkü; bugün bayram!"


Damağınızı, ruhunuzu, çevrenizi tatlandıran, gerçekten güzel ve bereketli bir bayram geçirmeniz dileğiyle!
 Eid Mubarak!

8 Eylül 2013 Pazar

Rüya Gibiydin MB!


Bir rüya gibi geldiler bizleri sevindirdiler ve bugün gittiler!

Tarifsiz duygular içerisindeyim içimde büyük bir sevinç buruk bir üzüntü ve gurur!
Anlatacağım çok şey var şu aralar Expo dolayısı ile çok yoğunum Expo bittiği zaman Music Bank ve Dong Hae'mi anlatacağım inşaallah.
Al yıldızlık bayramızı öperek bizlerin kalbini okşayan dadlu fishim benim yine gel hep gel hepiniz gelin işte.
VIP olarak bileti aldığıma pişman değilim analarının ak sütü gibi helal olsun. Unutulmaz 3 saat yaşadım ve hiç bu kadar çoşmamıştım.
Ayrıca yakından görmek ve göz göze gelmek çok farklıydı.
Aynı dili konuşamasakta beden dillerimiz aynı frekanstaydı hepimizin ve çok güzel anlaştık.
Şuan uçakları havalanmış durumda T_T sağ salim yolculuklar onlara T_T
Ah~ boğazım çok ağrıyor dünden kaynaklı! *-* Ama mutluyum mutluyum ve mutluyum...!

20 Ağustos 2013 Salı

Ne anlatayım?

Biraz saçma gelebilir sormam ama aslında çok şeyde var yazacak ama neyi ne zaman nasıl anlatayım yazayım bilemedim. :D
O kadar kafam dağınıkki bu bloğumada yansıyor.
Hergün yazmak istiyorum ama taa Çin'deyken biriken şeyler varken her bir şeyi toparlamak zor geliyor.
Yaşadığım gezdiğim gördüğüm aldığım şeylerden başlayıp göreceğim yapacağım izlediğim ya da başka anlatmak istediğim herbir şeyi anlatasım varda neden yazıya dökmek bu kadar zor anlamıyorum! T_T
1 ay oldu döneli burada da yaptıklarım birikti. Mesela expo görevlisiyim herkesi expoya beklerim.
Bir yandan Çince eğitimim devam ederken İngilizcemi geliştirmek adınada ders alıyorum.
Expo'dan sonra görüşeceğim bir çok iş görüşmesi var.
Ayyy nasıl özeniyorum şu resimleride ekleyip görsel şölenlerle anlatanlara :D
Allah kimseye üşengeçlik vermesin.
Bu arada hem teyze hem hala oluyorum. :D Yeğenlerim sağlıklı bir şekilde dünyaya gelirler inşaallah.
Hııı bebek derken bu aralar bana da sık sık "Ee ne zaman evlilik?" diye sormaya başlayanlar oluyor. Yaş ilerleyince evlilik şart gibi bir şey sanki Allah Allah. Hayır normalde ya git başımdan der işin içinden çıkıveririmde ilk defa babam mürvetimi görmekten bahsetti şok oldum. >-<
Elime ne zaman baston alırsam o zaman evleneceğim duyurulur!!!


3 Ağustos 2013 Cumartesi

İsim arıyorum! ^___^

Bu sefer arayı epey bir uzattım.
Ve yaşadığımın kanıtı olaraktan bir küçük yazı bırakayım dedim. :)
Yazmadığım zaman zarfında çok şey oldu ama artık bloggere rahat girebiliyorum. *-* Yaşasın!
Bu zaman zarfı içerisinde Türkiye'ye geldim.
Bayramdan sonra iş görüşmelerim var benim için dua edin. İş olursa 1 sene kadar Türkiye'deyim. ^___^ Kısmetse yaklaşık 2014 Haziran/Temmuz arası başka bir ülkeye geçeceğim. O zamana kadar çalışıp Türkiye'de güzel şeyler yapmak istiyorum.
Yakında birikmiş yazılarımla geri döneceğim bloğuma.
Bu arada bloğuma isim arayışı içindeyim aklınıza gelirse mesaj bölümde yazarsanız sevinirim.
Sadece Kore ile ilgili paylaşmadığım için ismi değiştireceğim.
İçeriği gezdiğim gördüğüm ve yaşadığım şeylerle ilgili olacak. Nasıl bir isim koyabilirim sizce?
Yakın zamanda görüşmek üzere.

29 Haziran 2013 Cumartesi

Bu aralar~

Pek oje kullanan bir insan değilim bu yüzden tırnaklarımda biraz biçimsizdir.
Hep o güzel törpülenmiş tırnaklara özenirim ama.. :D
Neyse işte bir gün bir dükkana girdim 3 5 oje koymuşlar satılır belki diye. Minik ve hoş bir dükkandı. Çok güzel hediyelik eşyalar satıyorlardı lakin fiyatlar çok pahalıydı.
Bu resimdeki ojeyi görür görmez epey bir baktım nedense ve almaya karar verdim.
Ben abartılı ojeleri çok fazla sevmem. Başkalarında güzel duruyor ama kendi parmaklarımda görünce hiç hoşuma gitmiyor nedense. Ama bu ojeyi alıp sürdükten sonra sade ve şık duruşu çok hoşuma gitti.
Sizce nasıl? Ayrıca bu ojelerden Türkiye'de satılıyor mu? Satılıp satılmadığını çok merak ediyorum.
Bilen varsa yorum atarsa sevinirim eğer varsa başka almayacağım çünkü.
Tüm parmaklarımı çekince ojenin rengi belli olmuyordu resimde :)
Ojenin rengi şeffaf gibi duruyor ama uçuk pembe.
 Daha sonra başka bir gün başka bir yerde bir dünya bu ojelere rastladım yine ve hemen 3 tane daha aldım. Çok uzakta satılan yer eğer Türkiye'de yoksa bir daha gidersem bir kaç çeşit daha alacağım. ^.^ Bu ojelerin sadeliğini ve şıklığını çok sevdimmmm *-*
Yirim yaaa


___________________________

Ayrıca bu aralar çok fena uyku düzensizliğim var. Uyumak ya da uykumu düzeltmem için ne önerirsiniz. Mesela akşam 10'da kalktım şuan öğlen 11'e geliyor halen uyumadım. Alış verişe çıkmam lazım uyku bastırıyor ama çıkmak zorundayım. T_T 3 gündür yemek yemiyorum birde bunu fark ettim. 2 bardak çorba içtim sadece.
Off gelince yine uyuyacağım akşama doğru kalkınca tüm gece gene uyuyamayacağım. Düzeltmeye çalışıyorum hiç uyumayayım diyerek hiç sevmediğim kahveleri bile içiyorum ama dayanamayıp uyuyorum T_T

Ama gece sessizliği de ayrı bir güzel oluyor. Tüm Çinliler uyurken ben ayaktayım. Ve farkettimki ben Çinlileri uyurken daha çok seviyorum kehkeh :D
Çünkü gündüz sürü halinde orada buradalar her yer onlarla dolup taşıyor. :D Bıdı bıdı konuşuyorlar.

Halbuki gece o kadar güzel sessizki bazen kitap okuyup bitiriyorum bir gece içinde, bazen film izliyorum. Bu aralar Hint filmlerine taktım.

Kajol'a hayranım bunu keşfettim. We are Family filminde salya sümük ağladım. Ayrıca dün Kahaani'yi izledim sonunda çok şaşırdım. :D
My name is Khan'ı izledim ağla ağla helak oldum. Aamir Khan'a hiç bir şey demiyorum zaten 3 idiot, Ghajini  ve Fanaa ile beni benden aldı...
Yani kısacası Hint filmleride çok uzun ama senaryolarıyla sonlarında hep şaşırtıyorlar.

yağmur sesi, gök gürültüsü ve şimşek eşliğinde saat sabahın 5ine gelirken kahvem ve kitabımla huzurluyum...


Yehhoo bu arada uçak biletimi öne aldım. 15 gün sonra Türkiye'deyim!

24 Haziran 2013 Pazartesi

QQ 音乐 Programı!


QQ 音乐  yani qq müzik programı hem online müzik dinleme hem de eğer şarkıları beğendiysen indirme programı.
Bu Çince bir program fakat içinde Çinli, Koreli, Japon ve İngiliz şarkıcıların ve şarkıların hepsini bulabilirsiniz.
Aynı zamanda karaoke sistemindeki gibi alt yazı programıda var.
Seçtiğiniz müziklerin çoğunun lyric sözleride mevcut. Hem dinleyip hemde söyleyebilirsiniz.

İndirmek isteyenler Google'dan "qq 音乐 download" yazıp indirebilir. Şuan yasaklı siteler için programım çalıştığından link veremiyorum. İndirmek isteyipte bulamayan olursa daha sonra kaydedip linki eklerim. Yalnız qq müzik kullanmak isteyenler qq.com'dan mail adresi almak zorunda. Çin programı olduğundan ve Çin'de hotmail ve gmail gibi hesaplar geçerli olmadığından onların kullandığı mail sistemi ile çalışıyor.
qq.com'un ingilizce versiyonuda mevcut msn tarzı bir program rahatlıkla mail adresi alabilirsiniz. Şahsen bu programa değer. :D

Programın görünüşü;



Bu program şuana kadar gördüğüm en iyi müzik programı benim için. Bulamadığım tüm şarkılarıda burada buldum. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Sadece Çince olması zorlayabilir sizi.
Hoşunuza gidip indirmek isterseniz anlamadığınız yerlerde yardımcı olabilirim. ^^
YOSEİ


28052013 Ekleme: Bu program için qq.com'dan mail alınması gerektiğini söylemiştim. Mail adresi alma linki: http://zc.qq.com/en/index.html
qq.com'un bir özelliği kendi seçtiğiniz nick olmaması, aynı cep telefonu gibi bir numara veriyor ve bu qq talk tüm cep telefonlarına yüklenebilir bir özelliği var.
Tüm Çin halkı birbirini ücretsiz bu programdan mesaj atıp arıyor. :)
Çok kullanışlı bir program ve tüm dünya kullansa dedirtiyor.

Bu da benim qq mail adresim: 1651954014@qq.com

17 Haziran 2013 Pazartesi

Gece gece...

Neredeyse 1 ay oldu yazmayalı lakin istemediğimden değil. Vallahi değil...
Çin'de yasaklı blogspot ya A Ç I L M I Y O R! Çıldırtıyor beni ama anca geceleri açılıyor dolayısıyla gece saatleri fazla takılmıyorum okul yüzünden. T_T

Anlatacak yazacak çok şey birikti lakin çok şükür 38 gün sonra Türkiye'deyim. Yehhuuu
Off döndüğümde de ayrı bir yoğunluğum olacak gerçi. Bana benden 1 tane daha lazım artık. Önceden zamanım çok varken şimdi 5 vakit namazımı bile zor yetiştiriyorum. :(

2014 Haziran'da Türkiye'den yine ayrılıyorum bu arada. :D Tahmin edin bu sefer hangi ülke? :D

Bugün A Moment To Remember'ın çakması Evim Sensin'i izledim. Kesinlikle oradaki duygu yoktu lakin sonunda gurbettede olmanın hassaslığı ile göz yaşlarımı tutamadım.
Bir de Karadeniz'li olmamama rağmen ben Karadeniz türkülerini çok sever çok söylerim, filmde Fahriye Evcen'in gerçekte Yasemin Yıldız'ın söylediği "Sen Yarim İdun" parçasını çok seviyordum filmde en çok etkileyen bu türkü oldu.

Bu arada Karadeniz'in sadece türkülerini değil o güzelim yemeklerini ahhh mıhlama, karalahana, hamsili pilav, mısır ekmeği hepsini hepsini seveyrum.
Yıllar öncesinde çalıştığım bir işte Karadeniz'lilerin arasında kala kala yarı Karadeniz'li oldum. :D Zaten Karadeniz'li de sanıyorlardı. ehehe
Aslen İstanbul'luyum ama ;D




25 Mayıs 2013 Cumartesi

İyiki Doğdum mu?

Merhaba hayat! Bugün benim doğum günüm. Beni bu dünyaya getirdiğiniz için teşekkür ederim annem ve babam. Müslüman bir insan olarak bana hayat ruh veren Rabbim sana ne kadar şükretsem az.
Hi, life! Today is my birthday. Mum and dady, thanks for giving birth to me. 
 你好生活!今天我的生日、非常感谢 妈妈、爸爸。 祝我生日快乐!
26。05.2013

24 Mayıs 2013 Cuma

Sıcak çok sıcak!

Bu aralar Çin'in havası inanılmaz nemli ve aşırı sıcak. Bu en iyi haliymişmişmiş dahada artacakmışmışmış. Geberdik uleyn!
Ben ki Adanalı'yım yaz aylarında oraya gittiğimde sıcağından agresifleşir, çocuklaşır klimalı evlerden dışarı atamazdım kendimi. Burası oradan da beter!
Ama burada hergün dışarıda olmak zorundayım. :(
Burada Çinliler şemsiyesiz sokağa çıkmıyor hemsinin UV korumalı şemsiyesi var. İyi bir şey olduğunu hissettiğim an bende alacağım bakalım. Yazın şemsiye daha çok satılıyor yağmurlu havada bu kadar fazla kullanan yok neredeyse.

Bu arada bir sonraki yazım Çin'de yaşayan insan çeşitleri olacaktı lakin çok iyi araştırıyorum arkadaşlar çünkü burada nasıl yaşadıklarını nelerin zor geldiğini nelerin rahat olduğunu bir kaç Uygur arkadaşıma sorup iyice öğrenip o şekilde paylaşacağım ama görüşemedik epeydir.

Herneyse işte birde okula devamsızlık bildirisi aldım. Çok fazla devamsızlık yapmışım 2 hafta önce aradılar ofise çağırdılar. Öyle bir tutuştumki artık bu sıcaklarda hararet geçirsemde gitmek zorundayım. :( En güzel yanı sadece yabancı öğrencilerin sınıfında klima var kehkehkeh

Neden nasıl bu kadar devamsızlık yaptım ben de bilmiyorum. Dönem başı Türkiye'ye dönmek isteyip bir kaç hafta gitmedim sonra hep uykuma yenik düştüm. Kalkamıyorumki sabahın 7sinde yaaa...

Hatırlayanlar vardır bir gün özel ders alırken hoca bana neden Çin'e geldin diye sormuştum ben kelime yakınlığından dolayı Çin'e öğrenmeye geldim diyeceğime uyumaya geldim demiştim. Harbi uyumaya gelmişim. :P

Devamsızlık bildirimle tutuştuğumdan artık hergün gidiyorum okula. Birde okula gitmek daha eğlenceliymiş yeni keşfettim. 8'de ders başlıyor 2/3 gibi odaya giriyorum. 2 saat kadar Çinliler gibi güzellik uykusu yapıp kalkıp yemek yemeğe gidiyorum oluyor saat akşam 8/9 sonra günün derslerini tekrar edip ertesi günün derslerine hazırlanıyorum. Derken oluyor saat gece 11 felan ee hava sıcak rahat uyumak için her gece duş alıyorum sonra hemen uykuya gömülüş.
Şimdi saat 17:34 bir blogda bir yazı daha paylaşıp hemen ders çalışacağım. ^^

Ekleme: Bu arada You're Beautiful dizisini hatırlayanlar olacaktır çevirisini sevgili arkadaşım selsi ile birlikte yapmıştık. Şimdi onun Taiwan versiyonu başladı ingilizce alt yazısı çıktığı zaman çevirmeye başlayacağım. Umarım çabuk gelir boş olduğum zamanlar bu diziyi çevireceğim.
İlk bölümde Parh Shin Hye'nin konuk olması ve onu gördüğümde yaşadığım duygu karmaşasıyla ağlamamda ilginç oldu. :)
Dizinin önemi ayrı benim için bu yüzden. ;)
Ekleme 2-250513: Yeni bir yazı daha hazırlamıştım yayınlayacağımı söyledim yayınlayacaktım da lakin dünden beri siteye yasaklı program engellediği için giremedim. Halen yarım yazımı açmıyor akşama doğru yayınlayacağım inşaallah. t.t



13 Mayıs 2013 Pazartesi

Neden? 为什么? なんで? 왜?

Uzak doğuyu seviyorsunuz tamam güzel ben de seviyorum lakin anlayamadığım şey neden herkes Çin'den ve Çinlilerden nefret ediyor.
Genelde bakıyorumda herkes Japon ve Koreli delisi ve kim oralara giderse hemen Face'den eklenir varsa bloğu takip edilir sorular üzerine sorular sorulur lakin neden Çin'i hiç kimse merak etmiyor?
Aslında bu soruların cevabını biliyorum çünkü bir zamanlar bende Çin'den de Çinlilerden de nefret ederdim.
Uzak doğu aşığıyım derken parantez içinde Çin hariç bir çok defa söylerdim hatta tiksinirdim. :D
Lakin büyük bir ön yargı ile davrandığımı Çin'e geldikten sonra farkettim ve Çin'e karşı büyük bir sempatim oldu. Tabii bir Kore ve Japonya kadar değil ama burada her ülkeye gelmiş hissi yaşayabiliyorum.
O kadar büyük bir ülkeki; Shanghai ya da Hong Kong'a giderseniz kendinizi Avrupa'da hissederseniz ya da Pekin, Feng Huang gibi yerlere giderseniz yeşilliklere büyülenip oralarda yaşamak isteyebilirsiniz.

Diyeceğim o ki çok fazla ön yargılı davranmayın.
Çoğu kişi savaş geçmişinden dolayı sevmiyor onca insanları katlettiler. Ama bunu her ülke yaptı.
Japonlarda Kore'ye az zulüm etmediler. Savaş tarihine girersek Çinlilerden başlayıp Alamanyalara Nazilere kadar giderük :D

Hee bir de mesela uzak doğuda çalışmak istiyorsunuz diyelim. Kore'nin çalışma şartları maaşı iyi olsa dayanması zor. Eğer yaranmak istiyorsan sıkı bir şekilde çalışmalısın. Kendini sürekli geliştirmelisin. Yabancı olduğun içinde geri planda kalırsın heleki bir Avrupalı değilsen çok ağlarsın.
Japonya'da çalışmak zaten çok zor hem çok pahalı bir ülke. Ne kazanırsan evdi ihtiyaçtı derken sana ne kalır? Çin'de de bazı yerlerde zorluklar var ama burada inanın ingilizceniz ve çincenizde varsa el üstündesiniz. Adamlar şu kadar maaş vericez kal diyolar her şeyi senin düzenine göre ayarlıyorlar.
Yabancılara gerçekten çok saygı duyuyorlar ve memnun etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Ben de buraya nasıl geldim hangi şuurlar karar verdim inanın bilmiyorum ama hiç pişman değilim. Yaklaşık 3 ay sonra ülkeme geri dönüyorum. Eğer daha genç olsaydım bir 2 yıl daha kalır hatta üniversite bitirirdim ama herşeyi geç yakalamış biri olaraktan Allah'ın izniyle ömrüm varsa eğitimime seneye de başka bir ülkede devam edeceğim. O bittikten sonra da başka bir ülke.
Sadece bir ülkeye bağlı kalmak istemiyorum. Ama genç olsaydım hem istediğim yerlerde yaşar, okur ve çalışırdım. Bloğumu okuyan gençler varsa derslerinizi çok iyi çalışırsanız paranız olmasada burs bulup istediğiniz ülkelerde okuyabilirsiniz haberiniz olsun.


Aslında bir daha blog yazmamaya karar vermiştim. Ama gezip görüp paylaşacağım çok şey var. Bu sırf uzak doğu ile sınırlı kalmayacak. Lakin kendi çalıp kendi söyleyen gibi hissettiğimden çok sık yazmayacağım. Yazılarımın görüntülenme sayısı çok fazla okunuyor hatta konuşuluyor adım verilmeden bir teşekkür bile edilmiyor bu yüzden soğudum diyebilirim.

Eeee ilk açtığında biz mi vardık diyen olursa evet yoktunuz o zaman yararlı konulardan çok eğlencesine yazılar yazıyordum ne zaman takip çoğaldı ve yorumlar gelmeye başladı o zaman daha çok yazmak ve her şeyi paylaşmak istedim. Ama şimdi okunup kaçılıyor bu yüzde artık içimden gelmiyor... Ay da 2 ya da 1 yazarım artık.
Görüşmek üzere zaijiannnnn!

(Bir anlık yazma isteğim olduğu için ne imlaya ne de cümlelerimin düzenine dikkat etmedim. Bunuda takıntılı olanlar için söyleyeyim dedim. :P )


15.05.2013 ekleme: Çok fazla güncelleme yapan biri değildim evet sebebini yorumlarımdan birinde bıraktım. Ayrıca Çin hakkında merak ettiklerinizi sorduğunuz müddetçe cevaplayacağım. Hazır ben buradayken benden yararlananın açıkçası.
Bir dahaki yazımda safkan Çinli'lerden, Çinli müslümanlardan ve Uygur Türklerinden bahsedeceğim.
Ve yanlış bilinen çocuk meselesini anlatacağım.

21 Nisan 2013 Pazar

Doğa için Pedalla!




              Bisiklete binmeyi oldum olasılı çok severim. Sağ olsun babam bunuda eksik etmemiş ve bir bisiklet almıştı küçükken. Deli gibi mahalleden mahalleye kuzenlerimle birlikte sürerdik. Bazen düşüp kanatırdık kolumuzu bacağımızı ama yine sürmeye devam ederdik. Bisikleti olan çocuklarla yarış yapardık. İnanılmaz eğlenceliydi. Fakat lise çağlarımda bisikletim küçük gelmeye başladı ve bir daha almadık. Bisiklete bindiğim zamanlardaki hissi hiçbir taşıt aracı hissettirmedi. Birde artistik bir hareket varya hani, ön tekerleği kaldırarak sürmek, heh işte her yapışımın sonunda düşüp kolumu bacağımı incitsemde mükemmel bir duyguydu. O zamanda ata binmiş süvarı gibi hissederdim. hehe

               Nereden çıktı şimdi bu konu? Çünkü Çin'e geldiğimden beri bu bisiklet aşkı yine depreşti bende. 7'den 77'ye herkes kullanıyor ve bisiklet bilinci herkese işlemiş. Kaldırımlara bisiklet parkı bile yapılmış. Yani işinmi var hemen bisikletini kilitle git gör gel sür...

               Bisiklet için yollarda çok uygun burada. Kaldırımlar çok geniş genelde ve yollar çok düzgün. Burada yaşadığım süreç içerisinde çok almayı düşündüm ama Türkiye'ye nasıl getireceğim derdi yüzünden vazgeçmiştim. Fakat Türkiye'ye gelir gelmez hemen bir tane alacağım. Aslında ilk bisikletim küçük geldiğinde yenisini alabilirdik fakat "kız kısmı bisiklet kullanır mı ayıp..." diye söyleyenler yüzünden alamadık bir daha.
Şimdi 26 yaşıma giriyorum bal gibide alacağım işte. :D Hiç vakit kaybetmeden hemde...

               Çin'de bisiklet kullananları görüp görüp kıskanmaktan bıktım. Birde bisiklet araştırması yaptığım sırada karşıma öyle bir site çıktı ki okurken çok heyecanlandım.
Bu site; "Doğa için pedalla projesiyle" başlayıp planını programını ve amacını belirleyip hayallerini gerçekleştirmek için Türkiye'den Japonya'ya kadar sadece bisikletini (aralarda mecburi deniz yolunu) kullanarak yola çıkan bu hayali uğruna binbir zorluk ve macera yaşayan ve bizim gibi dünyayı gezmek isteyen insanlara inanılmaz motive veren Gürkan Genç'in sitesidir.
Eğer benim gibi bisiklet tutkunu iseniz ve hayallariniz varsa Gürkan beyin sitesinde duygularınızı harekete geçirecek bir çok şey bulup kendisi ilede fazlasıyla gurur duyup benim gibi her yazısını okuduğunuzda "Helal olsun!" diye zıplayabilirsiniz. ;) Şu sözüde çok anlamı;
"Hayalleri aşan girişimlerde ve fedekarlıklarda bulunuyorsanız başarılı olmanız kaçınılmazdır                                                                                                                               Gürkan GENÇ"

      
       Bunun dışında Bisiklet Haber sitesinden yapılan birçok etkinlikten haberdar olabilirsiniz.
Ayrıca Pedalla sitesi"Önemli olan varmak değil yolda olmaktır" sloganıyla bisiklet severleri maceralara çağırıyor. Bu siteden Türkiye içinde yapılan etkinliklerden haberdar olabilirsiniz.
Yine başka bir site daha Tıktık

 




Bisiklet ile ilgili karşılaşacağım siteleri bloğumda yazacağım.
Bizde uzakdoğu severler olarak bir bisiklet kulübü kursak mı? :D Şaka bir yana sağlık için doğa için Pedallayalım! :)




15 Nisan 2013 Pazartesi

PSY'a Mektup!

Sevgili PSY ağabey,
İlk şarkın Gangnam Style'ı çıkartığında yerinde duramayıp at gibi hareketler yapanlardan biride bendim. Her duyduğumda içindeki kişneyen atı durduramayıp önce ayaklarım sonra ellerim tamamen mantığım dışı hareket ediyordu. Sonra baktım yalnız değilim Kore'yi bilmeyen insanlar bile içindeki atı çıkarıp kişnemeye başlamıştıki bu şarkının etsini kurtaracak metotlar üretmeye başlamıştım.
Daha fazla Çince şarkılar dinledim, daha çok ders çalışmaya başladım, daha çok ailemle telefonda görüştüm ve o şarkının etkisinden çıkmak için bir çok metotlar uyguladım.
Lakin...
Her ne zaman yolda yürüsem ya bir kafede ya bir manavda (artık manav market her yerde gerisini sen düşün) ya okulda ya da birilerinin cep telefonu melodisinde hep hep Gangnam Style müziğini duymaktan unutmam mümkün olmuyordu.
Ta ki...
2. şarkın Gentleman'ı çıkana kadar. Bu şarkı için ne kadar teşekkür etsem az. :P
O kadar iğrendimki eski şarkılarını bile dinleyesim gelmiyor artık. O nasıl bir kliptir o nasıl bir yorumdur o nasıl sözlerdir o nasıl danstır o o o...
Bana Gangnam'ı unutturan hatta tiksindirende yine sen oldun. Gentleman şarkısı için teşekkür eder daha fazla Gangnam'larda takılmamanı ve aklını kaçırmamanı eski bir gangnam mağduru olarak tavsiye ederim çünkü yeni şarkılarında yine Gangnam'a benzeyen sözler ve müzikler duyacağız. Gentleman'de de ilk hissettiğim Gangnam oldu...
Heee...
Bu arada Nuri Alço ile bir akrabalığın ya da bir ilişkin var mı? Zira Gentleman'ı izlerken bir yerde Nuri Alço çıkacak felan sandım...
Hayde sağlıcakla...


PSY'nin 2. fiyaskosundan sonra tiye almak çok eğlenceli oldu benim için. Eğer kulak sağlığınızı düşünüyorsanız Gentleman'ı dinlememenizi tavsiye ederim. Klibi sonuna kadar seyremedim ama seyrettiğim 2 dakikada 5 hanzı ezberler Çinceme bir katkıda bulunurdum. Yani o kadar beğenmedim artık diğer dinleyiciler ne düşünür bilemeyeceğim. ;)

4 Nisan 2013 Perşembe

김치볶음밥 / Kimchi Bokkeumbap!

Kore yemekleri severler evde yapabileceğiniz bir tarif vereceğim sizlere. Hem 5 dakika sürüyor yapımı hemde leziz mi leziz bir yemek.
Bokkumbap'ın bir çok çeşidi var fakat ben kimchili ve ton balıklı bokumbapı sevdiğimden size bunun tarifini vereceğim. Her şeyi göz kararı koyduğumdan belli bir ölçü vermeyeceğim çünkü ben tek kişilik yediğimden çok az koyuyorum her şeyi. Sonraki güne bırakılacak bir yemek olmadığı yani tadı kalmadığı için fazla yapmayada gerek yok. ;)
Malzemeler
Kimchi (ince ince doğranmalı)
Konserve ton balığı
Kore pilavı (yağsız, tuzsuz)
Susam yağı
Sıvı yağ
Kim (kibrit kutusu büyüklüğünde hazırlanmış tuzlu çıtır yosun)

Önce tavamıza bir kaç yemek kaşığı sıcı yapımızı döküyoruz sonra ince ince doğradığımız kimchileri ısınmış yağımıza koyup 4 5 dakika kadar pişiriyoruz daha sonra ton balığımızın suyunu atarak sadece etlerini tavamıza ilave ediyoruz ve 2 3 dakika kadar da bu şekilde tavada pişirip 1 yemek kaşığı susam yağımızı ilave edip hemen ardından Kore pilavımızı tavamıza atıp hepsini son kez karıştırarak pişirip ocağımızın altını kapatıyoruz.
Sonra ne yapıyoruz? Hmmmmmm afiyetle bokkeumbapımızı kim'e sararak çubuklarımızla yiyoruz!
Afiyet olsun!



Dipnot: Kimchi ve Kim'i kore marketlerinde bulabilirsiniz. İstanbul'da ve Ankara'da var sanırsam sadece. Olmadı Kore restorantları Kimchi satıyor. Yani en son satıyorlardı.
Hiç olmadı yani bu malzemeleri hiç bulamayanlar Kimhi yerine lahana ve salata turşusunu küçük küçük doğrayıp yağda kavurup yine anlattığım gibi kullanabilirler. Susam yağı tüm aktar ve marketlerde var. Yosun'uda çıtır olarak Samart markette bulabilirseniz o da olmadı marketlerin ithal bölümünde Çin yosunu bulabilirsiniz. ^^


2 Nisan 2013 Salı

Alan adı ve 1 Nisan!

Sayfamı biraz daha geliştirmek adına domoin yani alan adı alacağım. Fakat nasıl bir isim alsam bilemedim.
Kendi ismime almak istemiyorum fakat orjinal bir şey olsun istiyorum.
-"Gezdim Gördüm Biliyorum" diye geldi aklıma ama domoin olarakta saçmamı olur bilemedim yine.
Bloğumun içeriğini takip eden arkadaşlarım bilir bazen içimi döküyorum bazen de gezip gördüğüm yerleri ve katıldığım etkinlikleri anlatıp az da olsa izlediğim dizi filmlerin tanıtımı yapıyorum.
Nasıl bir isim alsam bilemedim bu yüzden fikirlere açığım :)

*************

Dün 1 Nisan şaka günüydü. Hayatımda hiç şaka yapmadım ama her zaman aniden birinden bir şey olur diyede hep tetikteydim. Şaka günü olduğunu unutmuyorum herkes gibi çünkü aynı zamanda babamında doğum günü. :D

Ben de hayatımda ilk defa 1 nisan şakası yapıp buradaki arkadaşlarıma mesaj atıp Facebook'tan da yarın için Türkiye'ye bilet aldığımı artık döndüğümü söyledim.
Facebook'tan duyan yakınlarım çok sevindi hemen aramaya başladı, gözümüz yollarda kaldı büyük bir heyecanla seni bekliyoruz diye.
Kimsenin aklına 1 nisan olduğu gelmemiş. Burada da arkadaşlarım odamı arayıp böyle bir şeyi mesajlamı bildirdiğimi ve çok sinirlendiklerini söylediler. Hatta bazıları ben gidiyorum diye veda partisi yapmaya bile hazırlanmış. :D Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim ama herkese şaka olsada bana ders oldu.
Çünkü hatta nedense bu şaka sonucunda mutlu olduğumu hissettim. Önemsendim, bekleyenlerimin olduğunu ve yalnız olmadığımı bir kez daha anladım. :)

**************

Dediğim gibi dün babacığımın da doğum günüydü. Uzakta olduğum için tek yapabileceğim şey hislerimi yazmaktı işte buyurun;

24 Mart 2013 Pazar

Bird's Nest Yüz Losyonu



Ocak başlarında artık yüzümün kuruluğundan epey bir şikayetçi olduğumdan sonunda bir nemlendirici almaya karar verdim. Çin'in kozmetiğine güvenilmiyor biliyorsunuz. Aslında bu daha bilinmedik küçük şehirlerinde geçerli. Büyük şehirlerinde çokta kaliteli bulabiliyorsunuz.
Herneyse ben bu küçük şehirlerinden birinde yaşadığım için nemlendiricimi Watsons'dan almaya karar verdim ve o sırada bu krem indirimdeydi. 30 TL'den 10TL'ye düşmüştü diyeyim. ;)

İlk kullandığım andan itibaren etkisini göstermesi beni çok şaşırttı. Yüzümde bir aydınlanma ve kuruluğa dair eser yoktu.
Özellikleri;
1- Nemlendirici ( Su bazlı)
2- Sıkılaştırıcı
3- Beyazlatıcı
Tam istediğim özellikler bir arada toplanmış bu üründe. Türkiye'deki Watsons'larda da vardır belki. Sizden ricam eğer yolunuz Watsons'a düşerse BIRD'S NEST BY WATSON FACİAL LOTİON (Yüz Losyonu) varsa bana geri dönebilir misiniz?

O kadar memnunumki eğer yoksa 3 5 almayı planlıyorum. *-*
Eğer böyle bir şey arıyorsanız kesinlikle öneririm. Kokusu verdiği yumuşaklık ve aydınlık görünüm neşenizi yerine getiriyor.

22 Mart 2013 Cuma

Tatil başlangıcı ve Shen Zhen!

Ocağın sonunda okul kış tatiline girince tüm stresimizi atmak adına Hong Kong'a gitmeye karar verdik arkadaşlarla. Fakat bu tatilde aynı zamanda Çin’deki tüm halkı sokağa döken bayramları da çakışacağı için bilet bulamayız diye tedirgindik ve öylede oldu.
Ocağın 20'si diye düşünürken bayram yüzünden tren biletleri kalmamıştı. 16 şubatta bayram biteceği için 18 şubata biletimizi alırız dedik. Bilet almak içinde 10 gün önceden istasyona gitmemiz gerekiyordu. 11 şubatta istasyona bilet almaya gittik fakat o da ne :D bilet yine yoktu.
Bizden sonraki amca hemen o akşama bilet alınca arkadaşlarımızdan birisi "bugüne alıyorum" deyince hemen "evettt" diyerekten  akşama yetişmek için yolcudur abbas bağlasan durmaz gazıyla yurda apar topar gidip ailelerimize haber verip çantalarımızı hazırladık.
Çin'de ilk tren seyahatim olacağından nasıl bir tren beni bekliyor merak içerisindeydim. 6. pulmanda yerlerimize geçerken her yerin ranzalı olduğunu ama yatak olarak değil üst katların valiz koyma yeri olarak kullanıldığını tıkış tıkış sert koltukta totonuz uyuşarak ama asla uyumayarak yolculuk edeceğimizi hayal etmemiştim. :D Tam 10 saat süren yolculuğumuzda ilk tatil yerimiz Shen Zhen'a vardık.
Bu arada bu ani tarih değişikliğinde hiçbir yerde hotel rezervasyonu yaptırmadığımızı söylemiş miydim? :D Tren boyunca nerede kalacağız diye tutuşa tutuşa yolculuk yaptık fakat Rabbim'in sevgili kullarıymışız ki kalacak yer bulduk. Çin'de olan bayram yüzünden hotel ve otellerde yer bulmak imkânsızdı çünkü. Çinliler için bu bayram çok özel bir bayram, bir ara onu da anlatacağım. :)
8 Hotel adlı kalacağımız yerde sahipler yabancı olduğumuz için epey bir ilgilendi de ayrıca. Çok fazla uzattığım Shen Zhen maceramın günlüğümsü kısmını bırakıp maddemsi kısmına geçerekten Shen Zhen'a gidildiğinde ne yapılır, ne yenir nerelere gidilir dilim döndükçe beynim hatırladıkça anlatmaya çalışacağım...

  1. Shen Zhen, Hong Kong'a yakınlığı yüzünden epey işlek bir şehir ve Çin'in Guangdong eyaletindedir. Ayrıca Türkiye/Samsun ile kardeş şehirlerdir. Uzun bir süre sonra başka bir şehir özellikle okyanusu olan bir şehir görmek bende İstanbul'a gitmiş gibi hissettirdi.
  2. Binalar! Çok hoşuma gitti. Mimari yapıları ve görünüşleri çok dikkat çekici.
  3. Yemek olarak hotel sahibi tavuk, kaz ve ördek pişirilen bir yere götürdü. Arkadaşlarım hapur hupur yerken ben yiyemedim bu yüzden tadı hakkında bir şey diyemeyeceğim. Ben genelde Helal restoranlarda yemek yedim ve yemek ücreti yaşadığım yer Changsha'ya biraz daha pahalıydı.
  4. Taksiye hiç binmedik ama otobüsler yine yaşadığım yere göre farklıydı. İçinde hostesler oluyor ve paraları onlar topluyorlar. Ücretlerde gideceğin yerin uzaklığına göre değişiyor. Ayrıca yaşlı ya da çocuklu biri geldiğinde gençleri kaldırıyorlardı. :D
  5. Kingkey Finance Tower, burayı anlatmak istemiyorum zaten anlatamam da çünkü çıkmayı göze alamadım. :D Çin'de hemen hemen her şehirde tüm şehri görebileceğiniz dağlarda towerlar bulunuyor. Shen Zhen'da da Kingkey Finance Tower vardı. Ama adamlar taşıtla gidecek yer yapmamışlar. Çin seddine çıkar gibi merdiven yapmışlar dağa ve o dağın yarısına kadar o merdivenle çıktıktan sonra düzlüğe erişiyorsun ve Kingkey Finance Tower'a gidebiliyorsun. Ben toplasan 200 basamak çıktıktan sonra vazgeçtim! T_T Pişman oldum ama Shen Zhen şubat ayında bile sıcacıktı daraldım ne yapayım. Shen Zhen'a giderseniz bu Kingkey Finance Tower'a çıkmamazlık yapmayın çünkü okyanus ve güzelim binaların manzarasını benim gibi kaçırmazsınız. :)
  6. Sahilllllll! Uzun zaman sonra tuzlu su kokusunu almak ve suyun kumun verdiği his bambaşkaydı. Shen Zhen güneyde olduğu için bulunduğum zaman sırasında sıcaktı. Sahile millet akın akın yapmış bacaklarını suya sokup su içinde hopluyorlardı. Ayrıca sahile yapılan melek figürleri görsel güzellik katmıştı. 
Aslında Shen Zhen hakkında fazla söyleyecek bir şey yok. Güney olmasının verdiği sıcaklık, denizin olmasıyla burnunuza gelen o harika tuzlu su kokusu, tower'a çıkarsanız göreceğiniz eşsiz manzarası eğer alış veriş yapmak istiyorsanız da Hua Qiang Bei'ye gitmeniz yeterli olacaktır. 2 gün içinde bunları keşfedebildim ancak. :) Ama keşke orada okusaymışım diye de içimden çok geçirdim.Ayrıca akşamları teyzelerin, ajummaların boş alanlarda müzik açıp dans ettiği herkesin kendi halinde takıldığı hoş ve nezih bir yer :) İsterseniz bizim gibi sahilde halayda çekebilirsiniz, dans eden teyzelere eşlikte edebilirsiniz. ;) Shen Zhen bu tatilimde en çok eğlendiğim ve zevk aldığım yerdi.







 Hong Kong yazımda görüşmek üzere hoşça kalın! :)
Yosei