Kim Jae Joong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kim Jae Joong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2012 Çarşamba

İzlediklerim, bitirdiklerim

Uzun bir aradan sonra herkese merhaba ^^
En son 29 Nisan'da yazdığıma göre araya giren finallerim ve İstanbul'a taşınışım ve yoğunluğum bir hayli belli oluyor. :D
Bu kadar arada neler oldu? Çok şey oldu ama hepsi devlet sırrı gibi sır kalacak. :P
26 Mayıs'ta doğum günümdü, İstanbul'a gelen Kore'li grupla geçirdim doğum günümü. Bunu ayrı bir başlıkta yazacağım için ayrıntıya girmiyorum.
Sakarya'daki okulumuda bitirdim mezun oldum geldim İstanbul'uma. Artık evimde huzur içinde yaşıyorum.
Uzun süreli tatile girdiğim ve karar aşamalarında olduğum bu dönemde kendimi Kore dizilerine vurdum.
Ne izledim?

Rooftop Prince / Çatıdaki Prens
        Uzun zamandır böyle bol kahkaha attıran bir dizi izlememiştim. O kadar doğal o kadar güzeldi ki. Yoochun'un bu kadar güzel bir oyunculuk sergileyeceğini ve bu kadar harika mimiklerini kullanacağını düşünmemiştim. Yoochun'u oyuncu olarak değilde şarkıcı olarak severdim lakin bu diziden sonra oyunculuğu hakkındaki tüm ön yargılarım kır-ıl-dı.
Mümkünse her dizide oynatsınlar. :P
Gerçi dizide tek sevdiğim Yoochun değildi. 3 Power Rangers ve Pak Ha'da çok güzel bir oyunculuk sergiledi. Mavi Power Rangers öyle umulmayan anlarda kopardıki başrolde olacağı bir dizide kesinlikle oynamalı. :D
             Gerçi sonu hale muallakta. Her güzel dizide olduğu gibi saçma sapan bir son ile bitti. Yani bu kadar mükemmel giden bir diziye bu son yakışmadı. Face ve bir çok blogda halen sonunu anlamayıp tartışanlar var. Bari anlamayanlar için o kısmı ayrıca anlatsalardı. :D Ne olduğunu şaşırdık ayol.
             Sonu ile benim yorumumsa, komadan çıkan Taaeyang bizim tatlı prensimiz Lee Gak'ın hafızasına sahip oldu ve tüm yaşananları hatırlayarak Pak Ha ile buluştu. Pak Ha'da Lee Gak'ın hafızası ile uyandığını anlayınca prens kıyafetleri ile hayal etti onu. 
Yani doğru mu anladım bilemiyorum! >-<

Şu sıralar başka izleyip bitirdiğim dizi yok ama güncel takip ettiklerimden bahsedeceğim.

Ne izliyorum?

I do, I do                                                                                            


         Ayakkabı firmasında kariyerini yaşayan Hwang Ji An  ve bir baltaya sap olamamış oğlumuz koçumuz yakışıklımız Park Tae Yang. Bu iki kadersiz babaları tarafından evlatlıktan ayı gün reddedilmiş ve gün içerisindeki alkollü muhabbetleri yatakta son bulmuştur. Tarzları, tipleride hayatta birbirleri ile ilişki yaşayacak ve evlilik düşüncerecek bir şekilde de değil hani. Ki sonralarda her karşılaşmalarında birbirlerine çirkefleşmeye bile başlıyorlar. Ama kaderin oyunumu dersiniz artık bilmem ilk tanıştıkları gün alkolün verdiğin beraberliklerinden kızımız Hwang Ji An hamile kalır ve dizimiz seyredilir bir hal alır. :P
          İlk 2 bölümü izledim ve beğendim. Özellikle Park Tae Yang'ı inanılmaz beğendim ve bu oyuncuyu neden bu kadar geç fark ettim kafamı duvarlara vurasım var. Bakalım ilerki bölümlerde neler olacak ve fanlar tarafından bu çocuğa facede beğenme sayfaları çoğalıp, twitte oppa Türkiye'ye gel TT leri yapılacak mı? :P İzleyip, görelim! Romentik Komedi severler için birebir olduğunu ekleyeyim. ;)


                                                                                                 Ghost
 
So ji Sub hayranlarının uzun süredir beklediği dizi nihayet başladı. So Ji Sub sevmeyen biri olarak ben de merakla bekledim. İsminden dikkatimi çekti ve bu adamı yine bu kızla (Lee Yeon Hee) bir reklam filmi vardı. Ondan esinlenilmiş bir dizi olacağını düşündüm ne yalan söyleyeyim. İlk bölümü izleyince hayal kırıklığı yaşadım ama sabırla 2. bölümü izleyince patlama sahnesinden sonra dizinin ilerleyen bölümlerinde neler olacak meraklanmaya başladım. Ayrıca şu dünya haritalı saati olan adamı çok çok merak etmekteyim >-< Aksiyon, polisiye ve bilmeceli bulmacalı dizileri severlerin listesine alması gereken bir dizi. Yarın 3. bölüm yayınlacak bakalım gidişatı daha heyecanlı olur umarım.

Time Slip Dr. Jin

         Amaney amaney amaney o nasıl bir doktordur yahu. Böyle doktorum olsun amansız bir hastalığım olsun gıkım çıkarsa çekik olayım.
         Bu dizi yeni favorim içinde Song Seung Hun, Park Min Young ve JJ var daha ne olsun. :P
         Konusuna gelince beyin cerrahındaki yetenekleri ile şaşırtan ve neredeyse 0 başarısızlığı olan Dr. Jin'in sevdiği kadının kazasından sonra daha önce ameliyat yaptığı bir adamın beyninden alınan cenin şeklindeki uruna dokunmasıyla gözlerini jaseon döneminde açıyor. Jaseon'da olmanın şokunu atlatmaya çalışırken sefil bir şekilde yaşayan halkın ve amansız hastalıklara çareler aramaya, kendini daha çok geliştirmeye ve insanları kendisine hayran bırakmaya başlıyor. *-*
         İzleyin, izleyin, izleyin. SSH yüzünden JJ'den bahsedemedim ama Jae Jong'a tarihi kostümü ve silah tutmayı yakıştıramadım. :D Uymadı yaa o sevimli surata. :P

                                                                                                 Big     

      Şükür kavuşturana be Gong Yoo. Askerden döneli 152436 sene oldu unutmaya başlamıştık seni. Sonunda durdun durdun Hong kardeşlerin projesinde yer aldın ve çekilmiş olduğun inzivayı iyi bozdun. Senden de bu beklenirdi koççumm bee kim tutar. :P
       İlk 2 bölümü indirdim ama izleyemedim henüz. Gong ağabeyciğimin yine mimikleri ve oyunculuğu ile diziyi iyi götüreceğine eminim. Ayrıca kızımızda komedi dizilerinde süperdir. Hong kardeşler güzel bir çift bulmuş dizi için. Eh seneryoda güzel. Seneryo derken 18 yaşında bir gencin 30 yaşındaki Gong'umuzun bedenine girişi ile gelişiyor. Sonunda süprizler olucak gibi hadi bakalım. ;)





** Ayrıca K POP-The Ultimate Audition adlı diziye başladım. You're beautiful tadında demişler ama hiç o tadı alamadım. Yinede devam edeceğim. Kız çok itici abi yaaa!
** Ayrıca A Gentleman's Dignity dizinide başladım daha ilk bölümü izlediğim için yorumlamak istemedim. Dizi pek çekmedi beni. =) Güzel olurda şaşırtırsa buradayım.


Neleri Bekliyorum?

Porcupine ve Miss Panda
Oh ho oppam yeni bir dizi çekiyor duyduk duymadık demeyin. Temmuz ayında Channel A'da başlayacak olan dizimiz bol romantiği olan ve bol yemekli ve bol acıkmalı bir konu içeriyor. Oppam pişirecek biz seyredip oppamın kaslı vücudundan değilde pişirdiği yemeklerden ağzımızın suyunu akıtacağız. :P


To The Beautiful You
Japon dizisinden çok ama çok beğendiğim ve J-dramada en üst zirvede olan canım dizim Hana Kimi'nin Kore versiyonu çıkıyormuş. Aklımdan da zamanında acaba Kore versiyonu çıksa ne olurdu? Kim oynardı diye çok geçiyordu. Şuan oyuncular bir sır ama dizi Ağustos itibari ile
 başlayacak. SM entertmainment şirketi tarafından yapılacak bu dizi Kore kanalı olan Kanal A'da yayınlanacak. Şuan da oyunculardan Fx'den Sulli ve Shinee'den Minho'nun oynayacağı söylentileri dolaşıyor. Bence diğer kadro Super Junior'dan olmalı. Asıl o zaman japon dramasını bile geçebilir. :P

Hohho şöyle yazıma bir baktığımda MİM gibi olmuş acaba birilerine paslasam mı? :P

5 Nisan 2012 Perşembe

Kim JaeJoong Fan Miting!!!

Geç olsun güç olmasın işte benim JaeJoong anım... ^^

Hehe bu konu hakkında ne yazsam ki bilemedim. :D Aslında o gün yazılamayacak kadar yaşanacak kadar güzel bir gündü...
En baştan başlayayım en iyisi. Yani hiç gitmediğim Ankara ve seçilişimden.... :D
Efendim ben zade bazı şanssızlıklara rağmen çok şanslı olduğumu biliyorum artık. :D JJ'nin Türkiye'ye ilk geliş haberini mailime atılan özel bir mesajla aldım ve çalışmak için çağırıldım. Onuda geçtim söyleşi içinde çağırılmışımmmm ama ama ben maillerimi sık sık kontrol etmiyorum ki!!!!!!!!!!
Dolayısı ile bu şansları kaçırdım fakat Face'de Kore Basın ve Medya grubunun ilk 500 kişi salona alınacak duyurusunu ilk görenlerden olduğumdan direk "BEN BEN BEN" diye oturduğum yerden bağıra bağıra mesaj attım ve seçildim. :D Bir de karşı cevap olarak öyle süslü püslü SEÇİLDİNİZ mesajı atmışlar ki çok hoşuma gitti. :D

Her neyse işte seçilmiş o 500 şanlı kişiden olmuştum. Ama mailimi görseydim ah bir görseydim JJ'ile yan yana bir resim ve CD bile kazanabilirdim!!! >-<
Her şey çok kısa zamanda gelişti. Ve Ankara'ya daha önce gitmemiş ben orada oturan halacığıma bu vesile ile gitmiş olacaktım. :P
Gün yaklaştı ve ben Ankara'ya Fan toplantısından bir gün önce gittim. :D
Sabah olmasını iple çekerken sabahda oluverdi. Saat 7'de uyandım kapı 11'de açılacaktı ama ben her zamanki uyanıklığımla erken gidip önden yer kapmak için saat 8.45’te yola çıktım. :D
Üniversite de evimize çok yakın olduğundan yaylana yaylana profesyonel makinemle Ankara'nın o dondurucu soğuğunda havuzda donan akamayan sularını çeke çeke üniversiteye gittim. :D

Anaaa! O da ne! O nasıl kuyruktur öyle! Herkes benim gibi uyanık çıktı hahaha Okula bir girdim Türkiye'den Kore'ye kadar bir kuyruk vardı neredeyse :D Seçilen seçilmeyen herkes gelip kuyruğa girmiş....


Yaşadığım şokla hemen bende geçtim kuyruğa ve heyecanlı bekleyişten sonra 10 gibi içeri alınmaya başladık. Tabii öncelik seçilen 500 kişiydi. Bu sırada kuyrukta Türk Kore İletişim Derneği Gönüllü arkadaşlarımdan Şeyma ile karşılaştım ve beraber kikire kikire bekledik kuyrukta ve içeri alındık.

İçeri girerken çekiliş numarası veriyorlardı ve benimki 560'tı. 562 olaydı keşke TT___TT
Her neyse işte olacak gibi değil en önlerden bir arkadaşımızı gördük salona giriş kuyruğunun başlarındaydı ve araya kaynayı verdik ve önlerden yer kaptık o arkadaşımız sayesinde. :D

İçeriye giriş dakikasından sonra her şey daha heyecanlı olmaya başlamıştı. 
Yerimize oturduk ve millet akın akın salona girmeye devam ediyordu. Fotoğraflarını çekmeye başladım ben de.

 Bu resim kalabalık hali değil. Her geçen dakika salon daha da dolmaya başladı ve o yukarı balkonlar ve o orta logonun olduğu yerler tamamen doldu. 

Daha sonra ışıklar söndürüldü. JYJ fanlar için hazırlanmış klipler ve videolar oynamaya ve birbirinden güzel JYJ parçaları çalmaya başladı. Sanki JYJ gelmişte konser veriyor havası vardı çünkü herkes çığlık çığlığa ve "JYJ JYJ" diye bağırıyordu. Yüreğim gümbür gümbür yerinden çıkacak gibi hissetmeye başlamıştım. Ama ben daha 7 8 aylık JYJ bebek fanıydım ne şimdi bu heyecan dedim kendi kendime ve saat 12:00'da JaeJoong sahneye geldi. *-*

 Kalp krizi geçiriyorum sandım. Ben hiç bu kadar heyecanlanmadım hayatımda bu histe neydi böyle derken; elimde makinem olduğu aklıma geldi ve bir kaç poz çekmeye başladım ama vizörden JJ'yi çok iyi göremiyorum diye bakmadan çekmeye başladım. Zaten ilk 5 dakika çektim çektim sonrasında yasaktı. Bağlı oldukları şirketin koyduğu yasaktı bu. ( Kim yasaklara uyarki :P Tabii kimse uymadı)
JJ girer girmez Türkçe "Maraba, Sizi seviyorum" dedi. Tabii herkes çığlık çığlığa ve bizde aynı anda ona ellerimizle kalp yapıp "Saranghae" dedik. :D
 JJ yerine oturdu ve hemen ardından tercümanı Can bey geldi. Can beylede bir çok etkinlikte bir araya gelmiştik, kendisi ve eşi çok sevimli ve cana yakınlardı. Hatta eşinin adıda Canan'dı. :)
JJ ile toplasanız 1 ya da 1 buçuk saat beraberdik.
Güldük, üzüldük, şarkı söyledik, unutulmaz bir gün yaşadık ve yaşattırdık.
Türkiye'yi fazla göremedi ama gördüğü kadarını beğendiğini ve Ayasofya'ya gitmek istediğini söyledi. Ayrıca biz Türk kızlarının çok güzel olduğunu özellikle vurguladı ve iyi Korece bilen birisiyle evlenebileceğini bile söyledi. (Tabii sonrasında gifteki gibi masanın altına saklandı utancından)
JJ bizimleyken kendi gibiydi. Tekti, belki çekindi gelirken ama büyük bir mutlulukla ayrıldı. Bir dahaki sefere Junsu ve Yoochun ile konser için bile gelebileceklerini söyledi. Umuyorumki gelirler. 


Son dakikalarda çekilişler yapıldı şanslı kişicişikler onunla resim çekilip 3 JYJ üyesinin imzalarını bulunduğu CD'leri kazandılar. Ve JJ sahneden ayrıldı.
Sonrasında herkesin adımlarında bir değişiklik vardı. haha Herkes bulutların üstünde uçarcasına yürüyor etrafa saf bir sırıtıklık yayıyordu. (Ben de dahil :P)
O gün Ankara'da kalmaktan vazgeçtim ve biletimi akşamına alıp Sakarya'ya dönmeye karar verdim. İçimden de artık yanıma kim oturursa kikirdemelerime ve aptal sırıtmalarıma tahammül eder umarım diyede geçiriyordum ki şansıma sınıf arkadaşım denk geldi. JJ'nin büyüsüydü bu. :D
Sonrasında döndüğüme çok pişman oldum ya, artık Kore'ye gittiğimde yaparım yapacaklarımı :D

Not: resimler bana ait, gifleri başka bir blogdan almıştım zamanında kime ait olduklarını hatırlayamadığım için hatırlayıca yazarım. ^^