29 Ocak 2014 Çarşamba

Çin'de bir otobüs macerası :)

Günlerden Çin'de yaşadığım bir gün, odamda bir çok eksiğim olduğunu fark edip yine market yolu göründü diyerekten odadan çıkıverdim.

Alış veriş yaparken genelde büyük marketleri gözüme kestiriyordum ve çoğu büyük marketlerde uzak oluyordu yurduma. Genelde elim boş olduğundan kulağımda çince müzikler sırayla çalarken (kulaklık takmadığım an ya soru yönelten çok oluyor ya da fısır fısır ingilizce konuşmaya başlıyorlar hehe) yürüyerek markete gitmeye koyuluyordum.
Laylalay


(dum'lu zamanlar yazmakta çok kötü ya inşaallah bir gün şimdiki zamanlı yine yazmaya devam ederim ;) )

İşte yine böyle bir gün market alış verişini yapmış kasiyerle anlaşmanın verdiği gururlada yurda dönmek için otobüs durağına gittim. Marketten 2 -3 durak sonrası benim yurt.
Otobüste oturacak yer bulmanın keyfiyle kulağımda da müzikle dalmışım hayallere...
"Aaa o benim yurt hehe Ne güzel yurt, benim yurt laylayla laylay"


Oh Nooo!!

HAYIRRRR benim yurtttt benimmm az önceki durakta inmiş olmam gerekiyordu amaaa....
Bir an panikle ayağa kalktım orta kapıya geçtim otobüs hareket halindeyken kapıyı iki elimle açmaya çalışıyorum!!!!
Şöför ne demekti?
Dur ne demekti?
Bu çekikler niye sırıtarak bana bakıyor? Aman Allah'ım her şeyi unuttum!
Başladım bağırmaya; TİNG BU DONG (Duyduğumu anlamıyorum demek ve o sırada kimse bana konuşmuyor ki bu lafı söyleyeyim) KAN BU DONG (Gördüğümü anlamıyorum demek ve o sırada insanlar bana ben insanlara bakıyorum anlamaya ne gerek)
Heh işte o sırada çincede olsada o anda ürettiğim ve bağırdığım 3. cümlede SHUO BU DONG (Konuştuğumu anlamıyorum demek ve bundan sonra otobüste kahkaha T_T)
Bu arada benim eller halen kapıda...
Bir sonraki durakta durdu ve oradan da yakın olan yurduma yürümeye başladım. Rezil ettim kendimi iyi mi?
Yurda girene kadar başımı yerden kaldıramadım suratım kıpkırmızı olmuştu.
Gözü çekik yabancılardan olsam yine dikkat çekmem ama zaten gelen geçenin normalde dikkatini çekerken o gün eminim o otobüstekiler beni herkese anlatmıştır.
(Bugün otobüste bir yabancı gördüm kız çıldırdı diye :D )
Kime anlattıysam karnını tuta güldü zaten. Tabii ben de şimdi gülüyorum  orası ayrı hehe
Daha çok hallerim var yanlış konuştuğum, davranışlarım falan.
Hey gidi günler hey
Bir keresinde de hoca Çin'e neden geldin? sorusuna Çin'e uyumaya geldim demiştim XD
Yazısı için; Uyumaya Geldim

Bir sonraki maceralarda görüşmek üzere hoşçakalın ^-^

18 Ocak 2014 Cumartesi

İnna lillahi ve inna ileyhi raciun!

Boncuk gözlüm sen şimdi nerelere gittin?
Şimdi kim bana nasihatler verecek? Kim her sabah 10 - 11 gibi kapıyı çalacak?
Kim bana senin gibi hem anlatacak hem dinleyecek, kararlarımda destek olacak ve bana inanacak?
Anneannem o kadar zeki ve güçlü bir kadındın ki halen inanamıyorum.
Sanki köye falan gitmişsin de bir kaç sene orada yaşayacakmışsın gibi.
Halen idrak edemiyorum. Ölümü yakıştıramıyorum nedense sana.
Son bir kaç senedir çok giden oldu idrak ettim anladım ama senin halen yaşadığını düşünüyorum. Yokluk düşüncesi çok zor geliyor.
Ahhh anneannem yaaa sanki sen hiç ölmemişsin gibi.
Benim gerçekten anlayanım benim için ağlayanım, kimsemiz yok diyordun cenazen doldu taştı.
Yaptığnı hayırlar birbir anlatıldı.
Sen nasıl yürekli bir kadınmışsın ki bir sürü talebe okutmuş ve yardımlarda bulunmuşsun pamuk anneannem benim.
Hiç inanasım gelmiyor gittiğine...
Bana daha neler neler anlatacaktın!
Geç saatte yemek yerken yakalayıp "Kızım yeme onu şişeceksin" diye azarlayacaktın. İş bulma çabamda "Bulursun kızım, yaparsın kızım" diye stres içerisindeyken rahatlatacaktın.
Ben Çin'deyken olduğu gibi yine gittiğimde annem dışında benimle konuşan, konuşurken ağlayan ve "Ben gurbette değilim gurbet benim içimde" diyen ağlaşıp hasrete dayanamalıyız diyen sen,
Sapasağlamken bir anda eridin kurudun ve bıraktın bizi. Biliyorum gittiğin yer çok güzel bir yer.
Ölmeden önce bile bize nasihat verdin.
"Torunlarım yavrularım ben sizden çok memnunum siz de benden memnun olmuşsunuzdur inşaallah. Ben artık gidiyorum. İsterdim ki sizlere Allah aşkı kalbine işlemiş hayırlı eşler bulup onları da torunlarım gibi bağırıma basmak ama nasip olmayacak. Ben ne mutluyum ki müslüman olarak doğdum Allah diyerek ağladım isterim ki sizlerde öyle olasınız. Hakkım varsa helal edin benimde size helal olsun"
Helal olsun anneannem, helal olsun boncuk gözlüm, helal olsun meleğim, HELAL OLSUN!
Rabbim mekanını cennet eylesin, nur içinde yat canım benim.
------

Bunlar anneannemden duyduğum son sözlerdi kendisi kandil gecesi vefat etti. Eşi, yani dedem de 13 sene evvel kandil akşamı vefat etmişti.
13 senedir dedemsiz, bizden hiçbir şey istemeden. Alış verişine kendi giden yemeğini kendi yapan her ihtiyacını kendi gideren güçlü ve kimseye muhtaç olmayan bir kadındı anneannem.
O kadar zekiydi ki okula gönderilmediği halde okumayı kendi kendine öğrendi.
Hepimizi okuttu ve dini bilgilerden eksik etmeyip bilinçli torunlar olarak yetiştirdi.

Vefat ettiği gece ben uyurken rüyamda anneannemi kefenlenmiş ve gözlerinden tebessümlü yaşlar gelirken görmüş ve son 3 haftadır hastanede hasta olduğu için dua edip
"Rabbim anneannem senin için hayırlı bir kul ise ve vakti dolduysa lütfen daha fazla acı çekmeden onu yanına al." diye dua edip yatamamış, oturup sanki bu gece anneannem bizi bırakacak gibi hissetmiştim, ardından 3 saat sonra anneannemin vefat haberi geldi.

2013 Giderken yazımın sonlarında da bahsetmiştim 2014 başları benim için kötü geçecek hissediyorum diye. Dediğim de oldu.
Eksikliğin asla dolmayacak anneannem.
Ne mutluyumki senin... Cemile'nin torunu olmuşum ben ve ne mutluyumki anneannem benden memnundun.
 
 
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun!