25 Şubat 2015 Çarşamba

Sümük Doktoru Olcam Ben! :D

Bir kaç ay önce işten ayrıldım çünkü benlik bir iş değildi yolu uzundu ve mutlu değildim. 
Sınavım var onlara rahat rahat çalışayım dedim iş felan bakmayacağım dedim ama evde durmak canımı sıkmaya başladı hep ders sürekli ders arada da arkadaşlarla görüşme felan "darlandım ha" diyerekten Türkiye'deki son 6 ayımda çalışayım ama kendi mesleğim olsun istedim.

İş başvuruları yapmaya başladım bir kaç görüşmeye gittim.
Bazılarının şartları iyi değildi yine yolu tersti diye eledim.
Bu arada ben dış ticaret mezunuyum. Açıktan uluslararası ilişkilere tamamlıyorum lakin çok uzun sürecek çünkü bir dönem dondurdum seneye bitecek derken ve birde eylülde ayrılıyorum bir kaç yıl yokum Allah'ın izniyle tabii, işte bu yüzden yine donduracağım.

Herneyse bölümümde 57 kişilik sınıfta 2. olarak bitirmişim. Diplomamı almaya gittiğimde görevli söyleyince şaşırdım. :D
Ama hatırlıyorumda feci hırslıydım. Çok önemli bir sınavım vardı ve vizesi çok kötüydü inat ettim 100 alacağım dedim. Hiç uyumadım sınava çalışırken deprem oldu tüm yurt dışarı çıktı ben başıma bağladım bir tülbent hani baş ağrıdığında sararsın ya o şekilde. Ne deprem ne baş ağırısı ne uykuya yenik düşmemeliyimdim. Noktasına virgülüne ezberlemeyliydim. Hem hocaya bakın bakalım 100 nasıl alıyormuşum diye gösterecektim hemde o dersi AA getirecektim.
Ve şuana kadar hiçbir şeyi ezberlememiş aklında tutamamış insan sanarken kendimi o gece tüm notları eksiksiz ezberledim ve sınavdan tam not aldım AA getirdim. :D

 
Kendimi keşfetmiştim o gün.
Hırslıydım!
Korkusuzdum!
Ezberleyebiliyordum!
Karamsar değildim!
İnatçıydım!
Ön yargılarım kırılmıştı!
Kendime güvenmeye başlamıştım...




Sonraki yıl daha da başarılı oldum çünkü yapmak istediğimde yapabileceğimi biliyordum. "Ahhh bu dersi kimse geçemez "diye karamsar insanların arasında kulaklarımı kapatıp derse odaklanıyordum.

Ön yargı insanı yokeden bir özellik. Ne olursa olsun kırın önyargılarınızı...
Çevrenizden duyduklarınıza hiç mi hiç kulak asmayın. Sadece kendinize güvenin!

Bir iş görüşmesi yüzünden nereden nerelere geldim. :)
Çünkü görüşmede haketmediğim ve bu çabalarıma rağmen duymamam gereken bir şeyi duydum.

2 yılda olsa başarılı bir şekilde bir okul bitirdim onur belgesi bile aldım. Mesleğimide çok seviyorum.
İş sahibi toplu mülakat yaparak herkese sorular sordu. Bu arada iş y.içi ve y.dışı ticaret ile alakalıydı.
İş yabancı dile geldi.
İngilizce biliyorum ama çok çok iyi değil. Çinceye yöneldiğimden beri daha da geriledi.
Duyduğum dinlediğim okuduğum her şeyi gayet iyi anlasamda cevap olarak ağzımdan Çince çıkıyor.

Mülakatta radyo ve televizyon bitiren ve hiç yabancı dili olmayan bir arkadaş vardı. Yinede cesaret etmiş gelmiş.
Benim gibi dış ticaret okumuş ve bir dönemini erasmusla Polonya'ya gitmiş bir arkadaş vardı. Ayrıca bu arkadaşın iş deneyimide epey var.
Sonra yeni ingilizce tercümanlıktan mezun olmuş şuana kadar hiç çalışmamış ve ilk defa bir iş görüşmesine gitmiş bir arkadaş vardı.
Bende hem halkla ilikiler mezunu hem dış tic. hemde u. ilişkilere devam eden çincesi iyi olan ama orta seviye korece ve ingilizcesi olan adayım.


Görüşme sonunda işe alınan diğer dış ticaret mezunu ve yeni ingilizce tercümanlıktan mezun olan kız oldu. İngilizce mülakatta Çince cevap verdim ben yine. :D

Ve iş sahini dönüp diğer arkadaşla beni aynı kefeye koyarak (çocukla aynı kefeye derken mesleki anlamda farklı olduğumuzdan diyorum yoksa kendi işinde eminimki başarılıdır) "siz dış ticaret yapamazsınız" dedi.
(O cümleyi duyduğum an karanlığa çekiliyormuşcasına üşümeye başladım)
İngilizce konuşamıyorsunuz dedi yaaa
Cevap veremedim şaşkınlıktan. Beni tanıyanlar bilir hiçbir lafın altında kalmam. :D

Biraz sohbet sonrasında bana bir soru yöneltti...
"Kendinde hoşlanmadığın sevmediğin şey nedir?" diye.
Elcevap: "Tabii ki ingilizceyi konuşamamak" dedim gözlerimi kısarak ve hafif sırıtarak. --.
Adam şaşırdı kendini toparladı "Vayy güzel cevaptı" dedi. Mulakattaki diğer arkadaşlarsa gözlerini pörtletti nedense şaşırıp. Sanırım gerçektende cuk diye oturtmuştum lafı.. Nihahaha

Başka şeyler duymak istediğine emindim ama kendimde sevmediğim bir özellik yok. Kötü olduğunu düşündüğüm huylarımı törpüleyen bir insanım. Çin'de yaşadığım dönem bir çok yönümü değiştirmemde bunlara en büyük etken oldu.
***
Afedersiniz ama Çince en zor dillerden biri ve ben bunu öğrenmişim ve öğrenmeyede devam ediyorum.
İngilizcede sadece konuşmada yetersiz olduğum için beni mesleğimi yapamayacağımla kimse aşağılayamaz.
Ticaretle bir alakası olmayan iş deneyimi olmayıp sadece ingilizcesi iyi olan arkadaşı alırken onuda ticareti bilmiyorsun yapamazsın deseydin o halde.
Çinle iş yapmayabilir ama bana bu işi yapamayacağımı söyleyemez. Hahayttt...!

Aşırı sinirlenen ben sakin tavrımı koruyarak tokalaşıp ayrılacağımız zaman suskunluğumu bozup: "Bakın beyefendi benim paraya ihtiyacım yok! Ben mesleğimi severek okudum ve 6 ay sadece Türkiye'deyim. Sonrasında ....... ülkesine 2 ya da 3 yıl yaşamak için gidiyorum. Buraya gelmemdeki etken mesleğimi uygulamaya başlamak ve gideceğim ülkede de iş yerindeki çalışma faaliyetimi o ülkedeki fuarlarla ilgilenerek devam etmektir. İsterseniz bunlarıda CV'me not alın" dedim. Ve ayrıldım.

Kendimi Türk filmlerindeki fakir ama gururlu genç gibi hissettim o an :D Adamı 2. kez şok etmiştim.

Sonuç olarak bu ülkede boşuna meslek edinme. Sadece yabancı dil bil iş bulmak kolay zaten. ;)
He yabancı dilde  1 tane olmaz 2.yi bileceksin ama emeklerinin karşılığını alamayacaksın. Yine aşağılanacaksın yine aşağılanacaksın....
Maalesef bu kadar değer veriliyor.
Sonraları Türkçe bilen bir yabancı gelecek senden ucuz çalışacağını söyleyecek ve iş sahibi onu işe alacak. :)

Okuyorsan okuduğunla kalacaksın.
Parası olan iş sahipleri senden daha az bilsede aşağılanan sen olacaksın.
Çünkü bu ülkedesin çünkü kendi ülkendesin ve değersiz olduğun hissettirilecek.
Başka bir ülkeye gittiğinde değerli olduğunu daha fazla hissedeceksin.

***

Not: Bu yazımı imla hatalarıma ve uzun yazmama rağmen sonuna kadar okuduysanız gerçekten çok teşekkür ederim. :D Gözü korkutuyor ama benimle birlikte bunu yaşayan bir çok insan olduğunu biliyorum.
Rabbim herkesin gönlüne göre versin en hayırlısından iş bulmayı nasip etsin hepimize inşaallah.
 Kendinize iyi bakın efenim. Saygılar selamlar olsun ;)
YOSEİ












8 yorum:

  1. Ahh ahh yoseii!! Seni tanımıyorum sende beni tanımıyorsun yaşadıklarımızı bilemeyiz ama şu dünyada benimkisine benzer şeyler yaşayanları görünce insan gerçekten yanlızlık hissinden kurtulabiliyor,saolasın.. Türkiye'de ne garip işe alım kterleri var dimi bazen dil önemliyken bazen hiç önemi olmayabiliyor bazen gelirler seni başka biriyle karşılaştırarak hiç yapmadığın birşey üzerine yargılanırsın bazen düşünyüorum bu işverenlerin kafasından bende ola hayatı nasıl devam ettirirdim diye...
    Anlatmak söylemek istediğim o kadar çok çey var ki ama burası yeri değil meşgul etmek yerinde olmaz..
    Ve belki kendi ülkesinde iş bulamadığı için yurtdışına çıkmak zorunda kalanlar kervanında bi yerlerde karşılaşırız kim bilir..

    YanıtlaSil
  2. Sevgili tekne kazıntısı, öncelikle yorumun için teşekkür ederim. Kim bilir bir gün karşılaşır dertleşiriz. ;)

    İş dünyası kriterleri o kadar farklıki. En iyisi olsanda en iyisi değilsin her zaman. Eğer patron değilsen ezilmek mecburiyetindesin. Y.dışına çıkmak bana göre kurtuluş gibi olabilir belki ama bazılarına göre olmayabilir.
    Ayrıca boşu boşuna meslekler var. Ve boşuna okuyoruz cidden.
    Ömrümüzü boş şeylere harcıyoruz bu yüzden.

    Zenginlik fakirlik gibi bir kavram bile olmamalı bana göre. Denge yok. Merhamet yok. Hep bir arayış var. Hayatı anlamak çok zor. :)

    YanıtlaSil
  3. Ben de bu buhranlı dönemin ortasında olan bir kişi olarak okurken sinirimden öldüm desem yeridir. Gerçekten bu ülkede işe alımları nasıl yapıyorlar anlamış değilim. Böyle şeyleri her yaşadığımda, duyduğumda yaşamaktan soğuyorum gerçekten. Ve insan böyle durumlarda öyle olmasa bile karşısındaki insanın söz ve tavırları nedeniyle sorunun kendisinde olduğu yargısına kapılabiliyor, kendini değersiz ve işe yaramaz hissediyor. Senin böyle hissetmemene ve aynı zamanda altta kalmayıp cevap vermene gerçekten çok sevindim. Adama verdiğin cevapları okuduğumda içimin yağları eridi resmen :D Hayırlısı böyleymiş diyelim. İnşallah gönlüne göre severek yapacağın çok güzel bir iş bulursun :)

    YanıtlaSil
  4. Sevgili morgenstern, yorumun ce duan için teşekkür ederim Rabbim hepimize nasip etsin inşaallah. :)

    Sırf bu işsizlik ve kriterler yüzünden dayanamayıp intihar eden insanlar var. İnsan yaşamının en önemli noktasını eğitim ve iş oluşturuyor maalesefki. T_T

    İş sahiplerininde çoğu bazen ne zor şartlardan geldiğini unutuyor. Ömür kısa zaman çabuk geçiyor. Kendi kendimi yiyeceğime gönlümden geçeni dilime dosdoğru aktarırım.
    Niye insan insanı ezer anlamam bende :)

    YanıtlaSil
  5. Çok uzun yıllar özel sektör de çalışmış biri olarak yaşadıklarını kaç kere yaşadım üstelik sektörümün en iyilerinden biri olmama rağmen , hatta bir keresinde cv çok iyi olduğu için maaş konusunda anlaşamayız bile demişlerdi. Allah herkesi hak ettiği mevkilere ulaştırsın çok zor bir durum. Biliyorum şahsen tanışmadık ama o kadar uzun zamandır ortak sayfalarda karşılaşıyoruz ki başarılarını izlemek gerçekten güzel yurtdışında da başarılar dilerim hayal ettiğin yerlerde seni görmek isterim yolun da bahtında açık olsun paylaşımlarına devam etmeyi unutma ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim Allah razı olsun zülalcim :)
      bir gün yüzyüzede karşılırız inşaalllah

      Sil
    2. İnşaallah canım çok isterim , belli mi olur dünya küçük ;)

      Sil
  6. Amiiiin inş. canım herkes gönlündeki işine ,iş hayatına kavuşur diyorum ;) biraz üzülerek çokca gülerek severek okudum ve haklısın bu ülkede işini ne kadar seversen sev malesef soğutmak içinde ellerinden geleni yapıyorlar :/ sana muvaffakiyetler dilerim güzelim ;)

    YanıtlaSil