23 Ekim 2011 Pazar

Hayat Kaldığı Yerden Devam Ediyor! Güzel Günlere İnşaallah!

SNSD'nin yeni klibi yayınlandı ve kesinlikle dişi Super Juniorlar dedim. İşte buyrun klipleri...


Vee evet hayat kaldığı yerden devam ediyor. Son yaşadıklarımdan sonra karalara bağlanacak değilim ya. Birileri gülerken, eğlenirken, umursamazken ben yatağımda yorganımı kafama çekerek ağlayacak değilim!

Son yazımı yayınladıktan sonra okuyup hislerimi anlayıp benim için üzülüp, ağlayan ve her türlü iletişimi kullanarak, mailden, face'den, sitemden özel mesaj atan ve yanıma gelerek teselli eden canım arkadaşlarım oldu. Allah'ım hepsinden razı olsun. Affedin ama bu kadar sevildiğimi bilmiyordum. :( Hakkınızı helal edin.

Yanımda olmasaydınız eminim şuanda halen ağlıyor olurdum ama iyiki varsınız. Rabb'im iyiki sizlerle tanışmayı nasip etmiş bana ki benim sadece iyi günlerimde değil kötü günleride de yanımda olup acıma ilaç oldunuz.

Attığınız mesajların sıcaklığı beni öyle sarıp sarmaladı ki bu sefer bu yüzden duygulanıp ağladığım çok oldu. Mesajlarında bazı arkadaşlarım ya kendi hayat hikayelerinden yola çıkarak beni teselli etmeye çalıştı, bazılarıda başımı koyup sıkılmadan ağlayabileceğim bir omuz ararsan buradayım dedi. Allah'ım hepinizden razı olsun canım dostlarımi kardeşlerim benim.

Yeni kaybettiğim eniştem için bile yüzyüze görüşme fırsatım olmadığım bir çok arkadaşımda Cüz'ler ve Yasin'ler okumuş. Ben Allah'ın öyle sevdiği kulmuşumki sizler gibi dostlar çıkarmış karşıma.

Bu arada 10 yıllık pasaportuma kavuştum çok şükür. Ama pasaport günü yaşadıklarım şaka gibi bir gün oldu. Azıcık dinlemek isterseniz başıma geleni anlatayım. Artık güler misiniz, ağlar mısınız?!

Pazar günü Babacımla resim çektirmeye gittim. Pasaportluk için dedim çekildim felan eyvallah. Pazartesi günü tüm belgelerimle birlikte karakoldaki randevuma yetişmek için sabah 8'de evden çıktım. Randevum 9'daydı. Neyse karakol Ümraniye Haldun Alagaş'ın oraya taşınmış dediler oraya kadar gittim ama bulamadım. Geride gördüğüm ekip aracına yanaştım ve yeni karakol nerede dedim. Amcalar "Kızım nerelere geldin Kiler Marketin orada dedi" evet evet öyle dedi ve o anda gözlerim döndü. Abilerden biride arkadaki caddeye geç oradan Kadıköy minibüsüne bin orada inersin dedi.
Neyse denileni yaptım ama ne otobüs ne minibüs ne taksi hiçbiri yokkk!!

Koşar adımlarla yürümeye başladım artık yol üzerinden taksi görürsem çevirir binerim dedim ama bir türlü gelmedi. İnanamadım ama tam tamına 7-8 dakika sonra dedikleri yerdeydim evet yetişmiştim son 10 dkkam kalmıştı randevuma. Herhaldle sinirden olsa gerek nasıl yürüdüysem fazla zamanımı almadı. Yeni karokala girerken bir baktım polisler toplanmış kakara kikiri ile kahvaltı yapıyorlar. İçeri gireyim derken bir polis yanıma gelip "Buyurun, ne istemiştiniz" dedi. Çay diyecektim ne isteyebilirim pasaport işlemi yaptıracaktım. Herneyse ben de "Yeni Karakol mu?" diye sordum çocuk "Evet" dedi. Şükür diyip içeri girecekken "Ne işlemi yaptıracaksınız" dedi. "Pasaport" dedim ve çocuk maalesef o burada yapılmıyor. O işlemleri yapan karakol HALDUN ALAGAŞ'ın orada ayapılıyor dedi. İçimden çığlıklar attım dışımdan "Nasıl olur oradan bir ekibe sordum burayı söyledi" dedim. Sonra "Tamam o zaman tam 5 dakikam kaldı o tarafa giden bir ekip aracınız varsa benide bırakın" dedim. Normalde çekingenin çekingeni olan ben böyle söyledim polis bile şaşırdı. " Şey yani burada görevli olmasak bırakırdık ama ama" derken arkadaki ajussi bir polis "gel kısım gel banada anlat" dedi. Sonra "bir şey olmaz yarım saat gecik istersen yinede işlemini yaparlar" dedi. O sevinçle zaten hemen yürümeye koyuldum ve yine beklediğim gibi hiçbir araç geçmedi ve ben tabana kuvvet Haldun Alagaşın oraya tam 5 dkka sonra vardım. Ayaklarımın bu kadar hızlı olduğunu bilmiyordum maşaallah :P
Gittim parmak izide dahil tüm belgelerim hazırdı hemen içeriye verdim ve Yosei'nin çilesi biter mi? :D Resimler beyaz fonlu değilmiş pasaportta yüzüm belli olmazmış beyaz çektirip gelmeliymişim. "Hayır, hayatta olmaz ona 10 lira verdim ben bir daha para veremem zaten öğrenciyim onu kullanın" dedim. "Ama kabul etmeyebilirler" dedi ama direttim. Mecburdum ne yapayım :hıhh: Tamam o zaman yarın ararız resimde sorun çıkarsa diye dediler. Tamam dedim çıktım ve yol üzerinde bir mağazaya girdim bakayım bir şeyler diye. Sakar ben tam bir tşört alıp nasılmış diye bakacakken kendimi sırt üstü düşmüş ve yerlerde yuvarlanır buldum. :P

Tam bir rezillik. Yanımda arkadaşım olsa dalgaya vurur atlatırım ama o an tek olmak korkunçtu. Yinede kimsenin yüzüne bakmamaya dikkat ederek bir kaç kıyafet seçip kabine gidip üstümü başımı düzelttim. :D Ve beğenmemiş yaparak dışarı çıktım.

O günden sonraki gün pasaportum onaylandı mesajı geldi telefonuma ve ertesi günde anneme teslim etmişler. Annem hemen arayıp pasaportun geldiğini anlamam için "artık Kore'ye de gidersin Yunan'a da, Barselona'ya da " diye söyledi.

Son olanlardan sonra kafa dinlemeyi öyle istiyorumki bayramda bile gidebilirim ya da Şubat tatilinde. Hangi ülkeye gideceğime karar vermedim ama T_T 1 haftalık uygun bir tatil arıyorum bakalım hangisi çıkarsa bahtıma T_T

2 gün önce çok büyük bir ağlama krizi yaşadım. Kendime şaşırdım. Artık ağlamak istemiyorum ve ağlamayacağımda. Kafa dinlemek istiyorum artık. Çoğu şeyi unutmak istiyorum.
İnsanoğlu işte hem tatlıyı seviyor hem tuzluyu birde yetmiyor acı yaktığı halde acıyıda seviyor. İçimi yakıyor halden ama bol su içerek atlatacağım. :P Aja Aja Fighting!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder